İnsana dair trajik bakış açımı altüst eden bir kitap oldu. Evet, çoğu insan hatalarını kendine ızdırap çektirip cezalandırmak için kullanır. Ama neden? Derinlerde bir günah çıkarma mı bu? Kitabı okurken karaktere hem büyük bir nefret duyup hem de onu şevkatle kucaklamak istedim. Kendi hatalarımı ve bunlar üzerinden kendimi hangi durumlarda cezalandırdığımı veya affettiğimi düşündürttü. Dostoyevskinin de anlattığı gibi çoğu kişi kendini cezalandırmaktan da acı çekmekten de haz duyuyor. İnsan olmak garip, içimizde çok karanlık şeyler taşıyoruz ve henüz ne kadar karanlık olduğunun farkında değiliz. Başka insanları yargılarken esasında kendini yargılıyor olduğunu farkına varmak da benim için o karanlıklardan biriydi.