"Bir şeyleri fark etmeden hiçbir güzelliğe sahip olamıyorsun. Zaten aşkı özel kılan da bu, savaşmadan kazanamayacağını bilmen."
Sonra bana gülümsedi. "Savaş, Tuna. Sizinki savaşmaya değer."
"Hayat bu... Düşeceksin, kalktım diyeceksin, sonra yine tepetaklak olacaksın. Ama öğreneceksin. Tüm zorluklara rağmen yaşama nasıl devam edeceğini öğreneceksin."
Birlikte boş bir masaya ilerlemeye başladığımızda eğilip kulağına fısıldadım:
"Sonra şu gördüğün sahte tebessümlerin ardına sığınmış insanlar, artık seni üzememeye başlayacaklar. Tıpkı bir bebekken annen sana kucağını açtığında yürümeyi öğrenesin diye defalarca düşmene izin verdiği gibi. Hayat kucağını açmış seni bekliyor, yaşamayı öğrenmek senin işin."