Yazardan okuduğum ikinci kitap. Ve ilk romanı. Kısa ve hızlı bir kitap oldu. Kitap kahramanin içsel dünyasında anlamlandırmaya çalıştığı dünya ile başlıyor. Düşüncelerini aktarıyor. Sonrasında ise hayatından bahsetmeye başlıyor. Anne ve babası ayrılınca anne ve iki çocuğu hayata tutunmaya çalışıyor. Başta her şey sıradan gorunsede bu olayın ruhsal dünyasında açtığı yaralar zamanla çok büyüyor. Ve kendi deyimiyle uçurumun dibine geliyor. Buna rağmen bir çıkış buluyor. Kitap boyunca bu çıkış yolunu arıyoruz. Parçalanmış ailelerin çocukların üzerindeki olumsuz etkisinin yıllar sonra bile devam ettiğini anlatan bir kitap... Kısa ,hüzünlü bir kitaptı. Yine de kahramanımızın sonunda durgun limana ulaşmasına sevindim.
Alıntılar :
Susuyor olmam, acı çekmediğim anlamına gelmez.
insan garip bir varlık bazen sakladıklarıyla mutlu oluyor. Bazen de açığa vurduklarıyla. Ben her iki durumda da mutsuz olacaktım. Saklasam da, açığa vursam da mutsuzluğum
değişmeyecekti .
Zaten öylesine büyük bir gürültünün içine hapsolduk ki, anlatabilmeyi başardığınız birkaç şey de gürültünün içinde kaybolup gidiyor.
İşte bu yüzden her şeyin en kötüsünü düşünmek, sık sık düşen insanların sahip olduğu en kötü alışkanlıklardan biridir.