Gördüğüm fotoğraflara göre biraz şişman,biraz yorgun, biraz hatları kalınlaşmış bir vücutla karşılaşacağımı zannederken,kapıdan bir ışık dalgası halinde giren teksif edilmiş bir kuvvet ve hayat tecellisi ile birden gözlerim kamaştı:Göz bebekleri en garip ve esrarengiz madenlerden yapılmış bir çift gözün,mavi,sarı,yeşil ışıklarla aydınlandığı asabi bir çehre...Yüzde,alında,ellerde bir sıhhat ve bahar rengi...
Sayfa 33 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım
Gazetecilik, ticaret mahiyetini aldıktan sonra, kendisine "müşteri" ismi verilmesi daha doğru olan okuyucunun hoşuna gitmek gayretiyle gazeteler,yavaş yavaş sütunlarından fikrin bütün şekillerini süpürüp attılar.Hareketsiz güzel bir vücudu nasıl her taraftan yağ tabakaları kaplarsa, gazeteler de bir taraftan yiyecek ve içecek ilanları, diğer taraftan metni kovan resimlerin istilası altında kaldı.
Sayfa 32 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım
Akşam,yine akşam,yine akşam
Bir sırma kemerdir suya baksam,
Üstümde sena kavs-i mutalsam!
Akşam,yine akşam,yine akşam,
Göllerde bu dem bir kamış olsam!
(kavs-i mutalsam:Büyülü yay)
Sayfa 29 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım