Semra

Semra
@Benmisgibi
Zeka -nar, ayva ve portakal gibi-geç renk ve koku kazanan bir sonbahar mahsulüdür.En az kırk sene güneşte pişmeden bu asil meyve ballanmıyor.
Sayfa 36 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım
Reklam
A.Haşim'in gözüyle M.Kemal
Gördüğüm fotoğraflara göre biraz şişman,biraz yorgun, biraz hatları kalınlaşmış bir vücutla karşılaşacağımı zannederken,kapıdan bir ışık dalgası halinde giren teksif edilmiş bir kuvvet ve hayat tecellisi ile birden gözlerim kamaştı:Göz bebekleri en garip ve esrarengiz madenlerden yapılmış bir çift gözün,mavi,sarı,yeşil ışıklarla aydınlandığı asabi bir çehre...Yüzde,alında,ellerde bir sıhhat ve bahar rengi...
Sayfa 33 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım
Gazetecilik, ticaret mahiyetini aldıktan sonra, kendisine "müşteri" ismi verilmesi daha doğru olan okuyucunun hoşuna gitmek gayretiyle gazeteler,yavaş yavaş sütunlarından fikrin bütün şekillerini süpürüp attılar.Hareketsiz güzel bir vücudu nasıl her taraftan yağ tabakaları kaplarsa, gazeteler de bir taraftan yiyecek ve içecek ilanları, diğer taraftan metni kovan resimlerin istilası altında kaldı.
Sayfa 32 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım
Bir günün sonunda arzu
Akşam,yine akşam,yine akşam Bir sırma kemerdir suya baksam, Üstümde sena kavs-i mutalsam! Akşam,yine akşam,yine akşam, Göllerde bu dem bir kamış olsam! (kavs-i mutalsam:Büyülü yay)
Sayfa 29 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım
"Bir gamlı hazanın seherinde Israra ne hacet yine bülbül Bil kalbimizin bahçelerinde Can verdi senin söylediğin gül"
Sayfa 12 - Damla yayınevi ,hazırlayan:Mehmet Nuri Yardım