Bize Göre

·
Okunma
·
Beğeni
·
14,2bin
Gösterim
Adı:
Bize Göre
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051314365
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etkileşim Yayınları
Ahmet Hâşim, Bağdat'ta doğdu. 12 yaşında İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne verildi. Mekteb-i Hukuk'a devam etti. İzmir Sultanisinde Fransızca ve Edebiyat Muallimliği, Maliye Nezaret Mütercimliği yaptı. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerini gördü.

Şiirinin temellerinde Şeyh Galib, Abdülhak Hamid, Cenap Şahabettin yatar. Fransız şiirini ve poetikasını tanıdı. Saf şiir nazariyesini benimsedi.

Yazarın bu eseri, iki bölümden meydana gelir: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları. Bize Göre; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur. Bir Seyahatin Notları ise yazarın daha çok Paris üzerine telif ettiği metinlerden meydana gelir. Bu kronikler Türkçenin seçkin ve güzel metinlerindendir. Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle...
(Tanıtım Bülteninden)
224 syf.
·1 günde·8/10 puan
1887-1933 yılları arasında yaşayan yazar/şair Ahmet Haşim’in denemelerinden oluşan eser “Bize Göre”.

Şahsına münhasır bir yazar Ahmet Haşim. Bunu denemelerindeki düşüncelerinden anlıyoruz elbette. Zaten çoğu önemli insanın, yazarın veya sanatçının; çok normal, sıradan insanlar olmasını bekleyemeyiz, diye düşünüyorum. Ahmet Haşim de enteresan duygu ve düşüncelerini korkusuz ve çekinmeden, “kendine göre” dile getiriyor. Bir deneme eseri için çok başarılı bir isim: “Bize Göre”. Baştan kabul ediyor yazar, söylediklerinin tamamen kesin net gerçekler olmadığını. Bize göre böyle diyerek işin içinden sıyrılıveriyor.

Bu bağlamda Haşim’in bazı düşüncelerine katılmayabilir, karşı çıkabilirsiniz, bu çok doğal. Karşınızda enteresan bir yazar var çünkü. Leylekleri, "ay"ı, akşamı çok seven; buna karşın köpeklerden, kargalardan, bahardan, güneşten nefret eden; bir tahtakurusundan cümlelerce “müthiş bir böcek” diye bahsedip, tahtakurusunu yere göğe sığdıramayan, başparmağı en önemli organımız olarak anlatan ve sayamadığım türlü değişik fikirlere sahip bir yazar Ahmet Haşim. Bu kitap, bu değişik düşünceleri bize aktaran bir eser.

Karşıt düşünceler duyduğunuzda “hadi oradan” deyip kestirip atan bir okur değilseniz, ki bir okur asla böyle olmamalıdır diye düşünüyorum, bize yazarının yaşadığı dönemi çok güzel anlatan bu kitabı keyif olarak bir çırpıda okuyacaksınız…
216 syf.
·4 günde·4/10 puan
Ahmet Haşim çoğunlukla şiirleriyle bilinir. Deneme yazılarının da olduğunu bilmiyordum, kitap kulübünde Mart ayı kitabı seçilince haberim oldu. Kitaba büyük bir beklentiyle başladım ancak maalesef beklediğimi bulamadım. Düşüncelerinin büyük bir kısmının benimle uyuşmadığını fark ettim ve ne yazık ki biraz sığ buldum. Kadınlar hakkında söyledikleri beni hüsrana uğrattı. Resmen kadınlardan nefret ediyor ve onları alt bir sınıf olarak değerlendiriyordu.
* * *
Görüşleri benimle uyuşmayan her kitabı beğenmemezlik yapan birisi değilim, farklı fikirlere açığım ama bu kitap; okuma grubumuzda genel olarak sevilmedi diyebilirim.
  • Karabibik
    6.3/10 (565 Oy)336 beğeni2.640 okunma837 alıntı10,9bin gösterim
  • Kendi Gök Kubbemiz
    8.6/10 (427 Oy)431 beğeni1.673 okunma2.933 alıntı10,4bin gösterim
  • Zehra
    7.4/10 (955 Oy)721 beğeni4.450 okunma1.743 alıntı22,7bin gösterim
  • Gülistan
    8.4/10 (581 Oy)663 beğeni2.547 okunma5,7bin alıntı24,8bin gösterim
  • Don Quijote
    8.6/10 (3.072 Oy)3.031 beğeni12,2bin okunma12,8bin alıntı84,3bin gösterim
  • Cezmi
    7.6/10 (461 Oy)430 beğeni2.324 okunma1.262 alıntı15,2bin gösterim
  • Değirmenimden Mektuplar
    7.1/10 (320 Oy)263 beğeni1.482 okunma498 alıntı11,2bin gösterim
  • Dörtlükler
    8.6/10 (2.855 Oy)2.905 beğeni10,3bin okunma29,9bin alıntı57,3bin gösterim
  • Kutadgu Bilig
    8.8/10 (442 Oy)518 beğeni1.638 okunma3.747 alıntı21,1bin gösterim
  • Kelile ve Dimne
    8.3/10 (669 Oy)637 beğeni3.446 okunma2.655 alıntı19,2bin gösterim
104 syf.
1920 li yılları anlatan güzel bir deneme. Kitapta en çokta dikkatimi çeken konu 1928'lerde arabaların yolları doldurması kargaşaya sebebiyet vermesi, Haşim şimdi yaşasa ne derdi acaba? Keyifli okumalar.
128 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ahmet Haşim'in Bize Göre kitabı,bazen mizaha yakın bir anlatımıyla Batı medeniyetinin toplumumuz üzerinde ki yıkıcı etkisini bizlere aktarmaktadır.Özellikle dış görünüş ve yaşayış tarzında eleştiriler yapmıştır.Bir toplumun ilmini,bilgisini almak için,illaki o topluma tıpatıp benzemek zorunda olmadığımızı bizlere anlatmaktadır aslında.Kitabı çok sevemedim,dilerseniz okuyabilirsiniz.:)
224 syf.
·3 günde·3/10 puan
Ahmet Haşim'in gözlemlerini aktardığı, bir gazetenin köşe yazılarını andıran türde bir kitap olmuş. Açıkçası beğenmedim. Ve hatta zaman kaybı olarak görüyorum.
156 syf.
·3 günde·7/10 puan
Ahmet Haşim'in gözlemlerini aktardığı, bir gazatenin köşe yazılarını andıran türde bir kitap..
Ahmet Haşim bu yazılarında o dönemde ki arkadaşlarıyla geçen konuşmalardan tahliller yapıyor, seyahat ettiği ve gezip gördüğü yerlerin yapısına ilişkin bilgiler veriyor.Toplumda gördüğü ve kendine vazife çıkardığı konularda yorumlarda bulunuyor.Her bir konuyla ilgili birer ikişer sayfada meseleyi çözüyor ve okuyucuyu da sıkmıyor.
156 syf.
·2 günde·8/10 puan
Eser, Haşim'in İkdam gazetesinde 1928 yılı boyunca sanat ve edebiyat sütunlarında kaleme aldığı köşe yazılarından mürekkep. Yayına hazırlayan Mustafa Çiçekler'in, kitabın ön sözünde söylediğine göre sadeleştirmede aşırıya kaçılmamış fakat ben buna rağmen oldukça anlaşılır buldum. Ya Haşim nesirde çok açık bir dil kullanıyor ya da Çiçekler'in aşırıya bakışı biraz farklı.

Eserin dili ve üslubunu bir kenara bırakacak olursak, editöryal işçilik bakımından dağınık buldum. Kitabın ikinci kısmı olan seyahat bölümünde bu durum gözlenmese de kitaba ismini veren "Bize Göre" kısmında, daldan dala atlanmış gibi duruyor. Kronolojik sıralama yerine içerik bakımından birbirine daha benzer nitelikte köşe yazıları birbiri ardına sıralanabilirdi bana kalırsa. (Gazi başlıklı yazı hariç. O diğerlerine göre daha geç bir tarihte yazılmış olmasına rağmen, önemi bakımından girişten hemen sonraya yerleştirilmiş.)

Haşim, köşe yazılarının konularını günlük hayatta karşılaştığı durumlardan ve edebiyattan alıyor. Edebiyat ve sanattan bahsederken (özellikle şiirden) sızlanmayı andıran bir öfkeyle eleştiriler savuruyor. Ama Haşim'in onu haklı kılacak bir özelliği var: O, mevcut durumu eleştirirken durumu değiştirmek için hiçbir şey yapmayanlardan değil. Özellikle "Mecmua" ve "Münekkit" başlıklı yazılarına katılmamak elde değil.

Edebiyatta yeniliğin ve diriliğin yanında yer alan Haşim, toplumsal değişiklikleri hazmedebilmiş görünmüyor. Arada bir kendini tutamayıp serpiştirdiği kadın karşıtı yazıları önce 19. asırın son demlerinde yetişmiş bir adamın bu kadar modern olabileceği düşüncesiyle hoş görülebilir geldi. Fakat seyahat yazılarının yer aldığı bölümde Fransız kadınını pervasızca övüşüyle kafamı karıştırdı ve epey de kızdırdı. Özellikle "Erkekleşme", "Kürk", "Cazibe", başlıklı yazılarında açıkça kadın düşmanı bir tavır sergiliyor.

"Erkekleşme"de, yaygın intiharları dahi kadının ekonomik özgürlüğünü ele almasına, iş hayatına karışmasına bağlayıp bilime, siyasete vb. erkek alanı görülen alanlara ayak basan güçlü kadını, "Binlerce asırlık erkek medeniyetini anlamak ve benimsemek için işe pek geç koyulan kadın, şimdi müthiş bir gayrete mahkumdur. Er geç, zihin yorgunluğu, dünya yüzünü, saçı vaktinden evvel dökülmüş, cascavlak düşünür kadın başlarıyla da dolduracaktır." şeklinde tanımlıyor.

"Cazibe"de ise artık tamamen sınırını aşarak, kadına çekicilik tavsiyeleri veriyor. Tavsiyeleri, kadının çok konuşmaması ve yılışmaması yönünde. "Bazı kadın başları, gerçekte, altın, elmas ve yakuttan yapılmış tiksindirici birer alıklık deposudur." diyerek bize söylenecek hiçbir söz bırakmıyor.

Neticede, Haşim çağdaşı sanatçılara öfkeli, kadınlara mesafeli, bir yandan çocuksu bir yandan karamsar kişiliğini yaşadıklarıyla, yaşadıklarının düşündürdükleriyle bir gazete yazıları silsilesiyle açıkça ortaya koymuştur. Kimi yönleriyle okunası, kimi yönleriyle bir koliye kaldırılası bir eser.
224 syf.
·Beğendi·8/10 puan
15 yıl aradan sonra yeniden buluştuğumuzda,sıradan şeylere bu kadar güzel tasvirler yaparak her cümledede yüzümde kocaman gülümsemeler oluşmasını sağlayan sevgili Ahmet Haşim...

Seni ne kadar özlediğimi okurken daha iyi anladım...insan sevdikleriyle arasına bu kadar yıl koymamalıymış...

Bu kitabın özellikle "Bize Göre" bölümünü çok beğendim...Ahmet Haşim'in o gün dikkatini çeken şeylerle ilgili yazdığı , duygu ve düşüncelerini anlatan bu cümlelerde kimi zaman hüzün,kimi zaman hayret kimi zaman mutluluk hissettim...
İkinci bölüm kısa Paris seyahatini anlatıyor,o bölümün ilk bölüm kadar etkileyici olmadığını kabul ediyorum...

Ahmet Haşim...Ne güzel anlatmışsın Esnemeyi,Çingeneleri,Fransız Kadınlarını,Baş Parmağı...40 derecelik ateşin bile,ne kadar güzel yönleri varmış...

Kısacık,hemen okunan ama okudukça içinizi ısıtan cümlelerle dolu bir kitap...
140 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Ahmet Haşim'in deneme-inceleme türündeki bu eseri İkdam dergisinde yazdığı köşe yazılarından oluşuyor. Yazılar dönemin şartlarını olduğu gibi yansıtıyor bu nedenle. Ahmet Haşim her konuda yazmış, dönemin şairlerinden, şiirlerinden, yazın dünyasından, dönemin yaşam tarzı, insanları, yurt dışı gezileri... bazıları da eleştiri niteliğinde olmuş yazıların. Edebiyata dair düşüncelerini de sık sık paylaştığı yazılarında Ahmet Haşim'in görüşlerini görmemiz mümkün. Kitabı beğendiğimi söyleyemem ama deneme türü sevenler için okunabilir bir eser olmuş.
107 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle ilk kez deneme ve Ahmet Haşim okuduğum için faydalı bir inceleme olacağını düşünmüyorum. İnceleme yazısından daha çok bende bıraktığı hisleri anlatabilirim. Kitabı okurken çok zorlandığımı söyleyebilirim. Sürekli sözlükle , not olarak okumak zorunda kaldım. Bu bizim eksikliğimiz mi yoksa, eğitim sistemimizden mi kaynaklıyor bilemiyorum. Ama ne olursa olsun böyle önemli değerlerimizi anlamakta zorlanmamız acı bir gerçek. Bazı bölümlerde de yazarın düşüncelerini doğru bulmasamda kitabı sevdim diyebilirim.
216 syf.
·8/10 puan
Ahmet Haşim ile tanışmak isteyen okurların uğraması gereken ilk nokta bu kitap olabilir.

Can Yayınları tek kitap içerisinde ‘üç eseri’ bizlerin okumasına sunuyor:

- Bize Göre (1928)
- Gurebahane-i Laklakan (1928)
- Frankfurt Seyahatnamesi (1933)

Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları başlıklı diğer bir baskı için İş Bankası imzalı şu kitaba da bakabilirsiniz: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları.

Bize Göre’de Ahmet Haşim’in İkdam gazetesindeki köşe yazılarından yapılan seçmeler yer alıyor.

Gurebahane-i Laklakan’da Bursa’da tanışmış olduğu Türk kültürü hayranı Gregoire Baille ile başlattığı yazıları yer alırken,

Frankfurt Seyahatnamesi’nde ise rahatsızlığı sebebiyle gitmiş olduğu Almanya’daki gözlemleri yer almakta.

Bu yazılarda muazzam bir üslup mevcut. Bu etkileyici üslupla yeri gelecek ‘kadından’ yeri gelecek ‘ilişkilerden’ yeri gelecek ‘canlılardan’ bahsedecek.

Yakup Kadri, Recaizade, Abdülhak Hamit ve Süleyman Nazif gibi Türk sanatçıları bulacağınız gibi Darwin, Freud, Bergson, Jacques Lacan ve Goethe gibi birçok bilim ve edebiyat insanını da bulacaksınız.

Yani sizleri sadece üslubuyla etkisi altına almayacak Ahmet Haşim. Bilgisi, gözlemleri ve tanışıklıkları ile süslüyor olacak dimağlarınızı.

Buyurun.
Kim diyor ki kadın şimdi, eskisi gibi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında hakiki çehreyi hiç görmek mümkün mü? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı?
---Kadın ne yapardı bilmem... Fakat boyalar olmasa bilmem ki göz nasıl boyanırdı?

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bize Göre
Baskı tarihi:
Ekim 2013
Sayfa sayısı:
224
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786051314365
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Etkileşim Yayınları
Ahmet Hâşim, Bağdat'ta doğdu. 12 yaşında İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanisi'ne verildi. Mekteb-i Hukuk'a devam etti. İzmir Sultanisinde Fransızca ve Edebiyat Muallimliği, Maliye Nezaret Mütercimliği yaptı. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği sırasında Anadolu'nun çeşitli yerlerini gördü.

Şiirinin temellerinde Şeyh Galib, Abdülhak Hamid, Cenap Şahabettin yatar. Fransız şiirini ve poetikasını tanıdı. Saf şiir nazariyesini benimsedi.

Yazarın bu eseri, iki bölümden meydana gelir: Bize Göre ve Bir Seyahatin Notları. Bize Göre; başta sanat, edebiyat meseleleri olmak üzere; tabii ve sosyal çevre, çevre ve psikoloji, kadın, içkinin olumsuzluğu üzerine yazılardan oluşur. Bir Seyahatin Notları ise yazarın daha çok Paris üzerine telif ettiği metinlerden meydana gelir. Bu kronikler Türkçenin seçkin ve güzel metinlerindendir. Kültürümüzün sonraki nesillere taşınması adına bir katkı olması dileğimizle...
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 2.136 okur

  • Onur Korkmaz
  • Biblio
  • Elvan
  • Merve nur
  • Murat Değirmenci
  • yaziliharfler
  • Ahmet
  • Burçin Ayyıldız
  • Yahya Akdemir
  • Zeynep Bozdağ

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-12 Yaş
%2.9
13-17 Yaş
%4.2
18-24 Yaş
%35.1
25-34 Yaş
%38.9
35-44 Yaş
%11.3
45-54 Yaş
%5
55-64 Yaş
%0.4
65+ Yaş
%2.1

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%62.5
Erkek
%37.5

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6 (30)
9
%5 (25)
8
%10.5 (53)
7
%6.5 (33)
6
%5.8 (29)
5
%2.2 (11)
4
%2 (10)
3
%0.6 (3)
2
%0.4 (2)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları