Deneme sever misiniz? Bu soruya özellikle üniversiteye hazırlanan arkadaşlar olumsuz cevap verebilir ama biz, elbette eğitim sistemimizin vazgeçilmezi olan deneme sınavlarından bahsetmiyoruz.
İlk deneme yazarının Montaigne olduğu söylenir. Kendisi, bir süre sonra köşesine çekilip tüm benliğini satırlara dökmesiyle deneme türünü bizlere kazandırmıştır. Tüm edebiyatçılar, uzmanlar, okurlar deneme türü ile yazarların fikir dünyalarına ulaşmanın daha rahat olduğu konusunda hemfikirdirler. Günlük, hatırat gibi türlerde öyledir fakat o türlerde yazarın şahsi hayatına, yaşadığı döneme daha iyi ulaşırız. Yani fikirden çok, teoriden çok, görüşten çok yaşanmış olaylar ön plandadır. Fakat denemelerde yazarlar, kendi düşünce dünyalarının kapılarını adeta sonuna kadar açmaktadırlar. Bu sayede okurlar, yazarların fikirlerini daha iyi tanımakta, daha iyi analiz etmekte, daha iyi öğrenmektedir. Bu yönü vesilesiyle deneme türü yazın dünyamıza girdiğinden beri en çok okunan türler arasındadır.
Günümüzün hızlı yaşamında okulların kitap listesinde fazla yer bulamamaktadır denemeler. Ama okuyan da okumayan da deneme türüne her zaman saygı duyar. Çünkü büyük yazarlar, büyük üstatlar her zaman deneme kitabıyla ( fikir kitabı da diyebiliriz) insanlara ulaşmıştır.
Misal, Necip Fazıl. Kendisi, edebiyatımızın en büyük şairlerindendir. Şairliğinin yanı sıra kendi anlayışını, davasını, fikirlerini çeşitli fikir, deneme kitaplarında bizlere ulaştırmıştır.
Başka misal, Peyami Safa. Edebiyatımızın mistik romancısıdır kendisi. Halen daha eserler elden ele dolaşmaktadır. Romanlarının yanında, fikir eserleri de mevcuttur, gazete yazıları da mevcuttur, dergi yazıları mevcuttur.
Yine başka misal, Tarık Buğra. Küçük Ağa'nın, Osmancık'ın, Gençliğim Eyvah'ın yazarıdır bu güzel insan. Romanları dizilere,