Sözler hazır olsa da, sana zahmet vermeden akıp gitseler de akışları düzene konmalı yine de. Çünkü bilge kişiye nasıl daha sade bir yürüyüş yakışırsa,konuşması da atak değil,derli toplu,özlü olmalı. Kısacası ve söylediklerimin özeti şu : Yavaş konuş!
Bana sık sık yazdığın için teşekkür ederim. Böylece elinde olan tek yoldan kendini gösteriyorsun bana: Mektubunu her alışımda yine seninle oluveriyorum. Yanımızda olmayan dostlarımızın resimleri tatlı geliyorsa bize, belleğimizi yeniliyor,dostumuzun acısını aldatıcı,boş bir avuntuyla hafifletiyorsa, bir de uzaktaki dostumuzun gerçek,canlı izlerini,gerçek belirtilerini getiren mektup bizim için ne kadar daha tatlıdır,bir düşün!Çünkü dostumuzun eli altında ezilmiş mektubun bize verdiği en zevkli görüntü şudur: Onu yeniden buluruz.