Beren Karlı

Beren Karlı
@Berenmii
Gastronomi
Özyeğin
Karasu /Sakarya
İstanbul, 2004
16 okur puanı
Ekim 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·128 syf.··
2023 36. kitabı
Eseri oldukça sürükleyici, hayli kısa ama olsa daha okunur ve keyifli buldum. Yazarın dokunduğu hadiseleri her yerde yakalamak için sanırım, eserin geçtiği dönemin siyasi içeriğine vakıf olmam gerekir.. Ancak güncelliğini yitirmeyen benzeştirmelerine bayıldım. Bir kaç dakika önce okuduğum, Ay'ın Dünya'nın üstüne oturması ve hepimizin burunlarının ezilmesi hadisesini Maraş depremi sonrasında okumuş olmak ayrı anlamlı geldi. Aman haa burunlarımızın başına iş gelmesin! Sanırım zaman zaman dönüp bu kitabı tekrar okuyacağım...
Bir Delinin Hatıra DefteriNikolay Gogol · İndigo Kitap · 202117,5bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·687 syf.··
2023 3. kitabı
Dostoyevski'nin en sevdiğim eserlerinden olması yanında birçok kez okuma fırsatı da edindim. Olay örgüsü Raskolnikov karakteri etrafında oluşmakta ve ana konu vicdan üzerine kurulu da olsa yan karakterler sayesinde hem toplumun yaşayış biçimini hem de yaşanılan dönemi iliklerine kadar yansıtmakta. Roman, suç ve cezayı benzersiz bir şekilde ele alıyor. Suç hikâyenin başında işlenirken, ceza Sonsöz'den önce gelmiyor. Bu kitapla ilgili her şey neredeyse mükemmelliğe yakın ve en yüksek edebi başarı düzeyindedir.
Suç ve CezaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025194,3bin okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2023 34. kitabı
Keyifle okuduğum kitaplar arasında. Merakla yapraklarını çevirdiğim. İncelemeleri kitaptan önce okudum iki gruba ayrılmış severek okuyan ve de sıkılarak sayfaları çeviren açıkçası ben beğendim. Aklımızda sürekli tahmin hislerini uyandıran bir kitap. Tüm acı ve umutlarından soyunmuş canlı bir karakter. Toplumdan kendini soyutlamış bir karakter. Ana mesaj toplumsal mesajın nasıl yorumlanacağını, gelişi güzel bir hayatın getirdiği sorunlara çözüm bulma. Kitabı puanlayacaksam 7/10 veririm gereksiz yere betimlemelerden kırıyorum tavsiye ederim ama kitabı
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,3bin okunma
Puan vermedi
Her şey kafada biter sözünü hepimiz biliyoruz. Bu gerçek anlamda öyle. Şimdiye kadar psikoljik olarak insan yapısını okuma, izleme şansım olmuştu. Ama beyne bu açıdan bakmak ilk kez nasip oldu. Beynin arka loblarında oluşan hasarların görsel yetimizi bozduğu; bozmak derken herşeyi farklı gösterebildiği, yüzleri cisimleri tanımaya engel olduğu gerçeği, ifade ve ses tonuna karşı özel bir duyarlılığa sahip olduğu için bir afazi hastasına yalan söylenemediği de biraz şaşkınlık yarattı. Şaşırmak güzel şey. Şaşıralım ahali. İnsan vücudu başlı başına hayret uyandırıyor. Kitabın isminden de anladığımız gibi karısının kafasını şapka sanıp başına geçirmeye çalışan bir adam görüyoruz başta. "Görsel açıdan, cansız bir soyutlamalar dünyasının içinde kaybolmuştu." Her gördüğünü bambaşka tasvir eden bu adam, aslında gayet düzgün ve başarılı üstelik. Gittikçe kötüye giden bir durum bu ama başarıyla insan bir şeye tutunabiliyor her durumda. İnsan ne kadar zayıf bir yaratık olsa da çoğu zaman gücü karşısında da hayrete düşüyorum. Görsel imgesi bozuk bu adam da başarıyla müzikle tutunuyor hayata. Yazar bu hastayı bizim için uyarı ve ibret vesilesi olarak niteliyor. Haksız da sayılmaz: "Gülünç olduğu kadar korkunç bir benzetmeyle, günümüzün bilişsel nöroloji ve psikolojisini zavallı Dr. P.'nin durumuna benzetebiliriz! Aynen onun gibi bizim de somut ve gerçek olana ihtiyacımız var; biz de bu gerçeği tıpkı onun göremediği gibi göremiyoruz.Bilişsel bilimlerimiz temelde Dr. P. gibi agnoziden mustarip. Bu nedenle Dr. P. bizim için bir uyarı ve ibret vesilesi olabilir." Tourette hastalığına geniş olarak değiniyor. Aralarında en çok beni hayrette bırakanı da karşısındakinin mimiklerini, hareketlerini kopyalama hâli oldu. Kalabalık bir sokakta karşılaşıyor bu hastayla doktor ve bu karşılaşmayı
Karısını Şapka Sanan AdamOliver Sacks · Yapı Kredi Yayınları · 20206,4bin okunma
7/10
·208 syf.··
2023 13. kitabı
Bir gün ülkeler arasında gelişen anlaşmazlıklar neticesinde Rusya Finlandiya’ya saldırır ve ülkenin yarısını ele geçirir. Dönemin Rus Çarı, Finlandiya halkına geçmişte ellerinde bulunan bütün hakları geri vereceğini beyan eder ve bu olay neticesinde Finlandiyalılar da kendi öz kültürlerini hiçbir kısıtlama olmadan geliştirmeye ve yaygınlaştırmaya başlar. Fin kültürünü yayma görevini ise Johan Wilhelm Snellman ismindeki zeki bir aydın üstlenir. Snellman, yeni nesil Fin aydınları içerisinde en gözde ve en çok umut veren temsilcilerden birisi olarak ön plana çıkar. Finlandiya’nın gelişmesi adına büyük bir mücadele verir ve bunun için de ilk olarak ülkenin aydınları ile konuşur. Aydınlardan mütevazi olmalarını ve Finlandiya halkını küçük görmeden bildikleri her şeyi onlara anlatmalarını ve halkı bilinçlendirmelerini rica eder. Snellman, aydınlarla konuştuktan ve onları yönlendirdikten sonra bu defa öğretmenler ile görüşmeye başlar ve onlardan halkı bilinçlendirmeleri konusunda destek ister. Din adamlarına da ulaşan Snellman, halkı eğitme konusunda desteklerini alır ve bunun üzerine din adamları halkı motive ederek ülkenin kalkındırılması amacıyla önemli çalışmalara başlar.
Beyaz Zambaklar ÜlkesiGrigory Petrov · Ayrıntı Yayınları · 2020124,7bin okunma