Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ş harfi alfabemizin öfke yüklü, gergin, şiddet yansıtan harfidir, Şişşşt...Şırrak! Şamar, Şaplak, Şap oturup kalırsın yerinde... Şiddet sözcüğü de Ş harfiyle başlar zaten, oldum olası insanın çıkardığı şu Ş sesinden, Ş sesinin resmi olan Ş harfinden şüphelenir ürkerim, hepimizin karnına yuvalanmış, ötekinin üstüne sıçramaya hazır fena duyguların harfiymiş gibi gelir bana, şirretliğimizin harfiymiş gibi.
Kadınlar kentlerde mi yenildi erkeklere, eğer öyle olsaydı İstanbul uçağında, sırtımda kayaların ürpertisi yankılanmaz, parmak uçlarımda, suyun patladığı ıssız kaynakların sızısını hissetmezdim.
Oysa başlarken ne kadar inandırıcıdır her şey. İki insanın, bir örgü gibi, tülden, hafif bir dantel gibi sarınmışlıkları vardır aşkı. Etin ete, ısının ısıya geçişi; yitirdiği yarısını arayan insanoğlunun bulduğunu sandığı parçasına rastladığında geçirdiği bir baygınlıktır aşk. Sonu olmasa, sonu gelmese vardır, evet vardır. Bir düşünce olarak, nakşedilmiş bir bilgi olarak genlerimize, vardır; yoktur demeye dilimizin varmadığı; kıyamadığımız için yok olmasına, elbirliğiyle yalandan var ettiğimiz bir sözcük, olmasını hep istediğimiz ve isteyeceğimiz bir umuttur aşk, bu umudu çalmaya kimin gücü yeter yarının insanından?