Düşüş hikâyeleri gizliden gizliye hoşumuza gider. İflas etmiş iş adamları, geneleve düşmüş kadınlar, evden kaçmış gençler, terk edilmiş çocuklar, intihar etmiş adamlar sohbetlerimizin gizli keyifleridir. Herkes bildiği en hazin düşüş öyküsünü anlatmakla geniş sohbet ortamlarında ayrı bir statü elde eder. En acı hikâyeyi biliyor olmak ayrıcalığıyla, ufak ayrıntılara girerek anlatır durur.
Başkalarının düşüşleri, anlatılması en kolay hikâyelerdir nasılsa.
Gazeteleri okumaya üçüncü sayfadan başlamayı alışkanlık edinmiş bir toplumun bu gizli zevki, acılar her geçen gün biraz daha sömürülüyor, kendileri için eğlenceye dönüştürülüyor. Yeter ki başkalarının başından geçmiş olsun. Yeter ki kendi evlerine uğramamış olsun.