Bitmesinden korkarak okuduğum, aradığım birçok sorunun cevabını bulduğum ve yeniden okunması gerekenler listesinde yerini almış bir kült eser. En zor zamanlarınızda içinize umut serpen ve hayatı anlamlandıramamaktan kaynaklanan varoluş bunalımınızı bir miktar da olsa dindirebilecek bir eser.
Yazarın kendisinin II. Dünya Savaşı yıllarındaki Nazi Kamplarından kalma deneyimlerini anlattığı 1. Bölümden ve Varoluşsal Analizi kendince yorumlayıp pskinalistlikten çok kendisinin oluşturduğu Logoterapi'yi ve insanın anlam arayışını anlattığı psikolojik anlamda tam olarak doyurucu olmasa da hümanist bir üslupla yazılmış kitaptır kendileri. "Hayatın bir anlamı varsa, acı çekmenin de bir anlamı var." demiş, güzel demiş.