Kadının duygularına ve zaaflarına yenik düşen, muhakemeden yoksun ve şeytan tarafından baştan çıkarılabilecek bir varlık olduğu anlamına gelir. Kadının akıldan yoksul olması, onu şeytanla işbirliği yapabilecek bir özneye müsait hale getirir. Bu noktada mısırlı feminist yazar, aktivist ve psikiyatr Nowal El Saadawi, ilk günah hikayesi ile ilgili şu soruyu sorar: "nasıl oluyor da Adem'in vücudundaki bir kaburga kemiğinden Doğan ve ondan çok daha zayıf olan Havva birdenbire Adem'i ikna etmesine izin verecek şekilde alışılmadık bir güce sahip olur ve Adem de onu dinleyerek tanrı'nın emrine itaatsizlik eder?"
Unutulmamalıdır ki Hristiyanlık sadece dini bir kurum değil, aynı zamanda politik ve ekonomik bir iktidar mekanizmasıdır ve kilisede bu mekanizmanın kurumsal karşılığıdır.
Eril iktidar doğayı tahakküm altına aldığı gibi, doğanın bir temsilcisi ve uzantısı olarak kadını da tahakküm altına almaya çalışır ve onu ilk olarak kamusal alandan uzaklaştırır; sonrasında da onu kötülüğün temsilcisi olarak gösterir. İşte cadı avları da bu sürecin farklı bir biçimde devamıdır.
Kullanılan "ezoterik" terimi, aslında bilinmez ya da sadece birkaç kişi tarafından bilinebilir anlamına gelmemektedir. Terim basitçe, gerçekliğin öteden beri olagelmiş ama yadsınan bilgisi anlamına gelir. Bilinmediği için değil, onu kabul etmeyi reddettiğimiz için ezoteriktir...