Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur, en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır. Gücü olmayan Adalet acizdir; adaleti olmayan güç ise zalim. Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur, çünkü kötü insanlar her zaman vardır. Adalete olmayan güç ise töhmet altında kalır. Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek; bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü, güçlü olanın ise adil olması gerekir. Adalet tartışmaya açıktır. Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır. Bu nedenle gücü adalete veremedik, çünkü güç adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti. Haklı olanı güçlü kılamadığınız için de güçlüğü haklı kıldık.
Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biterdi acaba soru işareti ilk adet gününde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçını ilk ak düşünceni? Bence hiçbiri değil nokta bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini. Son nefesini içi arzularla, heyecanlarla dolu bir kız olarak verir. Ama değişim Yaşar. Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerini hiç şaşmayan bir aktörü vardır: bir erkek.
Müziğin bazı insanları, diğerlerinden daha fazla heyecanlandırdığı, daha fazla etkilediği üzerinde durdular. Kreutzer sanat yazarı tolstoy'un çalışırken ve bazı hastalık dönemlerde müzik dinleyemediğini konuştular. Büyük yazar müzikten çok etkilendiği için, duygularının fırtınaya tutulmuş yaprak gibi olduğunu, varlığının en temelinden sarsıldığını söylüyor, bu yüzden müzik dinlemiyordu.
Söyleyeceklerim belki anlaşılmaz gelebilir ama, dedi. Güzelliğin bu derecesi içimde sevinçle birlikte acı duygusu yaratıyor. Belki de insan olmanın sınırlarının aşıldığını hissediyorum. Varoluşsal bir boşluğa düşüyorum. İnsan böyle bir şeyi nasıl yaratabilir, nasıl yaratabilir? Tanrı'nın sesi bu.