Berilsu ceyhan

Öyle bir ülkeden gidiyorum ki, dedim kendi kendime demir sandalyenin üzerinde, orada düşünce insanı denilen insana zevk veren her şey, zevk vermese bile, hiç değilse var oluşundan haz duymasını sağlayan her şey uzaklaştırılıyor, atılıyor, söndürülüyor, orada artık yalnız bütün ayakta kalma dürtülerimin en ilkeli hüküm sürüyora benzer ve orada düşünce insanı denen insanın en ufak bir isteği henüz filizlenirken boğulur. Orada yiyici devlet ve aynen onun gibi yiyici olan kilise birlikte sonsuz bir ipi çekerler, bu ipi yüzyıllardır en büyük ahlaksızlıkla ve aynı zamanda en büyük vurdumduymazlıkla bu kör olmuş ve kendisine hükmedenler tarafından gerçekten de budalalığa hapsedilmiş ve gerçekten aptal olan halkın boynuna dolamışlardır. Burada hakikat ayaklar altına alınır ve yalan bütün resmi kurumlar tarafından bütün amaçların tek aracı olarak kutsallaştırılır. Öyle bir ülkeyi terk ediyorum ki, dedim kendi kendime demir sandalyede otururken, orada hakikat anlaşılmaz ya da kabul görmez ve hakikatin karşıtı, her şey için tek geçer akçedir.
Sayfa 40 - Yapıkredi yayınları·Kitabı okudu
Reklam
Diğerlerinin batmamak, gülünç duruma düşmemek ve çökmemek için sürekli inandırıcı olmak zorunda oldukları yerde, o susar ve zafer kazanır, ya da en doğru anda en doğru olanı söyleyerek bunun sonucunda ortama egemen olur.Ben ablamın yenildiğini hiç görmedim.Tersine o benim gerçekten gülünç herhangi bir noktada nasıl bozguna uğradığımı sık sık yaşadı.Biz düşünülebilecek en zıt karakterleriz.Belki de aramızdaki gerilimin nedeni budur.Ben paradan hiç söz etmem ve paraya sahibim, sen de felsefeden hiç söz etmiyorsun ve ona sahipsin, demişti bir seferinde.Bu cümle ikimizin nerede durduğunun kanıtı..
Sayfa 32 - Yapıkredi yayınları·Kitabı okudu
Bir arkadaşım olsun hiçbir zaman istemedim yirmi yaşımdan, dolayısıyla özgür düşünen biri olmamdan bu yana.Sahip olduğum tek dostlarım ölüler, bana edebiyatlarını bırakanlar, başkaca dostum yok.Zaten her zaman bir kimsemin olması güçtü benim için, bunu söylerken herkes tarafından istismar edilmiş, mide bulandırıcı dostluk sözcüğünü asla düşünmüyorum.Çok eskiden beri hiç ama hiç kimsem olmadı, diğer herkesin bir kimsesi oldu, benim olmadı, hiç değilse ben olmadığını biliyordum, diğerleriyse hep benim de bir kimsem olduğunu ileri sürüyorlardı durmadan, senin de bir kimsen var diyorlardı, oysa ben kesinlikle emindim birinin olmadığına, belkide bu düşünceydi egemen olan, mahveden, kimseye gereksinim duymamam yani.Ben bir insana gereksinimim olduğunu sanıyordum, bugün bile öyle sanıyorum.Gereksinimim yoktu dolayısıyla da kimsem yoktu.
yapıkredi yayınları·Kitabı okudu
Bir arkadaşım olsaydı ! dedim gene kendime, ama bir arkadaşım yok ve neden bir arkadaşım olmadığını biliyorum.Bir kadın arkadaş! diye bağırdım, öyle ki sesim holde yankılandı.Ama bir kadın arkadaşım yok, son derece bilinçli biçimde bir kadın arkadaşım yok, o zaman bütün zihinsel ihtiraslarımdan vazgeçmem gerekirdi, insanın hem arkadaşı, aynı zamanda zihinsel ihtirasları olamaz, eğer genel durumu benim kadar kötü bir haldeyse.Bir kadın arkadaş ve zihinsel ihtiraslar düşünülemez! Ya bir kadın arkadaşım olur ya da zihinsel ihtiraslarım, ikisi bir arada olanaksızdır.Ve ben çok önceleri kadın arkadaşa karşı, zihinsel ihtiraslarda karar kıldım.
Sayfa 21 - yapıkredi yayınları·Kitabı okudu
Zihinsel bir çalışmaya başlayacaksak herkes tarafından terk edilmiş ve yalnız olmalıyız !
Sayfa 7·Kitabı okudu
Reklam