Bir hayatım daha olsa , korkmadan dokunmak için yaşardım onu. Bir keklik beslerdim ellerimle, varsın uçsun sonunda. Bir omuz ısıtırdım, varsın gitsin sonunda. Dokunurdum. Ben eriyene dek, biz hiçleşip, karışıncaya dek bu derin boşluğa , dokunurdum . Ama yok bir hayatım daha . Bir hayat daha yok.
Ağzını sildikten sonra peçeteyi origami yapar gibi üçe katlayıp zarifçe tabağın kenarına koyuyorsun. Sonra peçete açılıyor ,açıp yeniden katlıyorsun. Gene açılıyor . Kızıyorsun , yeniden katlayıp bir ucunu tabağın altına sıkıştırıyorsun. Adalet peçeteleri ne çok , Adalet, peçeteleri ne güzel katlıyorsun . Sırf sen rahat rahat , renk renk katla diye peçete koleksiyonu yapabilirim, biliyor musun?
Anlatmaya en az yarayanın kelimeler olduğunu anladığından beri daha az konuşuyor . Söylediklerini dinlemeyenler , sessizliğinden mana çıkarmaya çalışmıyor .