"Kelimeler böyledir işte,fazla gizlerler kendilerini,birbirinin peşine takılırlar,nereye gittiklerini bilmez görünürler ve ansızın,ikisinin,üçünün,veyahut dördünün birden,kolayca ortaya çıkmasıyla,bir kişi zamiri,bir zarf,bir fiil,bir sıfatla,karşı konulamayan bir heyecan tenimize ve gözlerimize yükselir, duygularımızın sükuneti bozulur,bazen de sinirlerimiz dayanamaz buna,çok tahammül etmişlerdir,sanki bir zırh kuşanmış gibi her şeye katlanmışlardır,Doktorun karısının sinirleri çelik gibi ,deriz,ve sonuçta doktorun karısı bir kişi zamiri yüzünden,bir zarf,bir fiil,bir sıfat yüzünden gözyaşlarına boğuldu, sadece dilbilgisi kategorileri,sadece belirteçler yüzünden,iki kadın da,belirsiz zamir olarak gözyaşlarına boğulduğundan cümleyi tamamlayana sarıldılar ve durum tam bir ayine dönüştü."