Hangi nurdandır bilmem sesin;
dokunur da kalbime, bir çağ başlar.
Hangi dildendir bilmem hitabın;
duyulmaz kulakla, ama içimde yankılanır.
"Gel" dersen, dağlar erir ayaklarımın altında;
gök eğilir, secde olur alnıma.
Yeryüzü aşkıma şahittir,
şahittir aşkı yaratan Mevla.
Aşkla yanmak, yanmamanın kefaretidir.
Sevdan, elli yedi denizi serper bağrıma
bir bir dökülür gökten yıldızlar,
gözlerim değdiğinde sana.
Dizinden gayrı hiçbir han, konak değildir bana.
Her gözyaşım Kevser'e düşen bir damla,
kan diye damarlarına,
nefes diye soluğuma seni katmış Mevla.
Hangi hikmettendir bilmem bu aşk;
artar yandıkça, taşar sustukça;
bağrım açılıp da genişlesin diye
inşirah kıldı seni bana Mevla.