Küfrün aşırı galebesi karşısında bir müminin, sürüklenmekten kolay kolay kurtulamayacağı ızdıraplar, iradeye tutukluk, zihniyete de karamsarlık (bedbinlik) îras edebilir. O zaman sığınacak yegâne melce’ imandır. Hayat ve hâdiselere iman perspektifinden bakıldığı takdirde vukuatın hikmetine nazar edilir ve bu sûretle “âdetullâh” denilen İlâhî kanunların icabı kavranırsa, insanoğlu içinde yaşadığı buhranların her varlık gibi fâniliği, yani gelip geçiciliği ile tesellî bulabilir. Âdetullâhtaki hikmeti kavramak sâyesinde iyimserliğini muhafaza edebilir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu sûretle hayat nimetine, insan, mümin ve sıhhatli olmak gibi mümtaz nasiblerle katbekat değer katan Cenâb-ı Hakk’ ın bize karşı idrâk ötesi lütufkârlığını kavramak, meçhul olan gelecek için bizi ne derecede ümidvâr kılacağı hesab edilmelidir.
Öyle ya, insan olarak yaratılmış olmasaydı, bunun yerine taş, toprak, hayvan...
sonsuz varlıklardan biri olarak yaratılması mümkünken ve bu imkân rakamlarla ifâde edilemeyecek derecede büyük bir yekûndan sadece birini teşkil ederken, bu ne tâlih, bu ne lütuftur!..