Hayatı ıslah için birtakım meşrû vâsıtalarla gerekli çalışmadan sonra hâsıl olan neticeye rızâ göstermek, kadere iman ve kanaatkârlığın bir neticesidir. Bu ideal ölçüyü bozansa “gereksiz borçlanma” ve daha fazla kazanma hırsının eseri olan “kumar"dır.
Kumara bulaşanlar veya gösteriş vesâir sâiklerle israf batağına sürüklenenler ne kadar büyük ölçüde mâlî imkâna sahip olurlarsa olsunlar hayatları boyunca ihtiyaç içinde kıvranmak ve ihtiyaçları sebebiyle zillete sürüklenmekten kurtulamazlar.
“-Zengin ana (ona) derem ki, fukara gönüllü ola!.. Sahip olduğu imkânları, onu lütfedene (Allah’ a) muzâf bilerek böbürlenmeye'... Bir mecliste ne oturuşundan ve ne de konuşmalarından zengin olduğu belli olmaya!..”
Zira iki şeyin kaderi, sahibinin kaderine tedâhül eder. Bunlardan biri cepteki para; diğeri ise, kalpte kendisine muhabbetli bir yer verilmiş olan dosttur.
Üstadın kitapları basılmadığı için pdf olarak paylaşıyorum. Sizlerde paylaşıp diğer insanlara ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
disk.yandex.com.tr/d/cFGGmSQUNbLik...