Böylece, ölümden üç sonuç çıkarıyorum: başkaldırım, özgürlüğüm ve tutkum. Yalnız bilinç yoluyla ölüme çağrı olan şeyi yaşam kuralı biçimine sokuyor ve intiharı yadsıyorum.
"Öz olarak özgürlük" sorunu anlamsızdır. Çünkü bambaşka bir biçimde Tanrı sorununa bağlıdır. İnsanın özgür olup olmadığını bilmek, bir efendisi olup olamayacağının bilinmesini buyurur.
Uyumsuz ancak kendisine sırt çevrildiği zaman ölür. Böylece, tutarlı olan ender felsefe durumlarından biri başkaldırı olarak belirir. (...) Çünkü intihar başkaldırının mantıksal sonucu değildir. İçerdiği boyun eğiş dolayısıyla, onun tam tersidir. İntihar sıçrama gibi, en son noktasına götürülmüş kabullenmedir.
"Tek çıkar yol, insan yargısı için bir çıkış yolu bulunmayan yerdedir," der. "Böyle olmasa, Tanrı'yı ne yapacaktık? Kişi ancak olanaksızı elde etmek için Tanrı'ya yönelir.