Aydın olmak modaya uygun elbise, şapka ve kolalı gömlek giymek değildir. Aydın kesim, bir milletin beyni gibidir. Millet sizi iyi bir öğrenim gördükten sonra, bir maaşa konasınız; akşamları, kahvelerde iskambil veya domino masasının başına geçip eğlenesiniz diye okutmamıştır.
Bunu böyle yapanlar, gerçek aydın değildir. Bunu yapanlar, aydınların küflenmiş olanlarıdır.
Fin milletinin hayatında, başlıca iki şeyin anlatılması gereklidir. Birincisi, Rus ihtilaline, yani 1917 yılına kadar Finlerin bağımsız hayat yaşamamış olmaları; ikincisi de, bu milletin tek ve sivrilmiş büyük adam yetiştirmemiş olmasıdır. Finlerin sahip olduğu büyük kültür ve medeniyet, sadece millet fertlerinin çalışmalarının bir ürünüdür.
Bir toplum nasılsa, yöneticileri de onlar gibidir. İşte bundan dolayıdır ki öteden beri : “ Her millet layık olduğu idareye ve yöneticilere sahip olur” denilmiştir.
Kitap,İngiltere'de yaşayan Yemen asıllı iki küçük kızın babaları tarafından kandırılarak Yemen'e götürülüp evlendirilmelerini konu ediniyor.Küçük yaşta maruz kaldığı acımasız olayları anlatan yazar,kız kardeşi ve oğlunu geride bırakmış olmanın hüznü ile sonlandırıyor kitabını.Farklı coğrafyalarda yaşayan insanların hâlâ aynı haklara sahip olmadığını bilmek acı verici.Aynı gökyüzünün altında aynı eşit haklara sahip olarak nefes alıp verdiğimiz bir dünya ümidi ile...