Berna İslam

Nasıl oluyor da, insandaki içgüdülerden en güçlüsü olan, ya­ şamı korumak ve yaşamda kalmak güdüsü, artık işlemez olu­ yor? Bu durumun en akla yakın açıklamasının, politikacıların yaptıkları işlemler ile felâkete doğru olan gidişin önünün alındı­ ğını, halka inandırmaları olduğunu söyleyebiliriz. Bir sürü kon­ feranslar, brifingler ve silâhsızlanma görüşmeleri toplumda, so- runlann kavramldığı ve bunlara karşı önlemler alındığı izleni­ mini yaratmaktadır. Ama aslında insanlığa gerçekten yaran do­ kunan hiçbir adım atılmamaktadır. Yapılan iş, yöneticiler ile yö­ netilenlerin vicdanlardan gelen "yaşama isteğinin" doğru yöne yönelindiği aldatmacasıyla, uyuşturulup, susturulmasından iba­ rettir.
Reklam
İnsan değişmeli­ dir ve bu zorunluluk ahlâkf. dinsel ve psikolojik bir gereklilik­ ten de öte, insan soyunun sürebilmesinin tek çaresidir. Doğru yaşamak, yalnızca bazı ahlâkî ve dinsel yasalara uymak demek değildir. İnsanlık tarihinde ilk kez, insanlığın, fiziksel olarak varlığını sürdürebilmesi, kendi kalbindeki köklü değişikliklere bağlıdır. Bunun gerçekleşebilmesi için de, ekonomik ve sosyal düzenlerin, bireylere kendilerini değiştirebilme şansını ve cesa­ retini verecek biçimde değişmeleri gerekmektedir.
Yeni bir toplum
Yeni bir toplumun doğuşu, ancak kendi ge­ lişmesi ile birlikte yeni bir insanı geliştirdiği zaman gerçeklik kazanabilir. Ya da daha mütevazi biçimde söylemek istersek, bugünün insanlarında rastlanılan karakter yapısının tümden de­ ğişmesi, tek çıkar yoldur.
Endüstri çağının ikinci psikolojik yanılgısı: Bireysel bencilli­k
Endüstri çağının ikinci psikolojik yanılgısı, bireysel bencilli­ ğin yaşanmasının, toplumsal uyuma, barışa ve huzura yol açaca­ ğı inancıdır. Daha başından yanlış olan bu varsayım, yaşanılan deneylerin ışığında, iyice açığa çıkmıştır. Büyük ekonomistler­ den yalnızca David Riccardo'nuıı reddettiği bu teorinin, doğru olması için de hiçbir neden yoktur. Bencillik, bir davranış biçi­ mi olmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin karakterinin bir bölü­ mü olarak da ortaya çıkar. Bencillik, insanının her şeyi yalnızca kendisi için istemesi durumudur. Bölüşmek yerine, sahip olmak kişiye haz verir. Sahip olmak tek hedef olunca, insan giderek da­ ha açgözlü ve ihtiras sahibi olur. Çünkü ne kadar çok şeyi olur­ sa. o kadar mutlu olacağını sanır. Böylelikle kişi, herkese karşı bir düşmanlık beslemeye başlar. Kandırmak istediği müşterileri, iflasa sürüklemeye çalıştığı rakipleri ve sömürmeyi arzuladığı işçileri, hep onun daha az şeye sahip olmasına yol açtıkları için, bencil kişinin düşmanlandırlar. Bu tür düşünen bir insanın, ar­ zulan sonsuz olduğu için, hiçbir zaman rahat ve huzur bulama­ yacağı bellidir.

Berna İslam

, bir kitabı okumaya başladı
Erich Fromm
8.5/10 · 4.764 okunma