Hep, dünyanın sonu geldi gelecek,diye bekleyip de gelmediği için korkuyorum belki de.Ama benim asıl içimi karartan şey insanlar,ne kadar canımı sıkıyorlar bir bilseniz.
Hepimiz öyle iç karartıcı birer yalancıyız ki! Tek bildiğimiz şey kendi kendimize yalan söylemek.İdealimizde kusursuz bir dünya yaratmışız; temiz, dürüst,yeterli.Sonra da kalkıp yeryüzünü pislikle sıvıyoruz; yaşamayı utanç verici bir ırgatlığa çeviriyoruz; pislik içinde koşuşan böcekler misali.
Ne var ki, kendimiz yaratıp da sonra da beğenmediğimiz bu hayatın gözlerinin içine bakmak, kendi ellerimizle yapıp diktiğimiz putları kırmak... Dünyada yapamayız bunu.İnsan eskiyi çöpe atmayı yürekten istemedikçe yeni bir şey doğamaz; kendi benliğimizde bile.
Yeniden var olabilmek için önce yok olmayı öğrenmeliyiz....Ama öyle bir kendimizi beğeniyoruz ki bizler! İşin püf noktası bu.Kibirden yanımıza varılmıyor da gururumuz yok.Gurur fukarasıyız ama tepeden tırnağa kibir kesilmişiz.Öyle bir kurumlanıyoruz ki kartondan yapılma kişiliklerimizle! Bu hep kendini haklı gören, kendini beğenmiş, kendi dediği dedik olan ufacık benliklerimizden vazgeçmektense ölmek bize yeğ geliyor.