Berfin

Berfin
@Berrf
Fikirlerinize katılmıyorum ama onları söyleme hakkınızı hayatım pahasına savunurum
İnsanlık utansın!!!
10/10
·328 syf.··
2020 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2020 07:21
20. Yüzyılda, yakın geçmişimizde yaşanmış bir savaş... Katliam, vahşet, insanlık ayıbı... Dünya susarken Bosnalılar sessiz çığlıklar atıyordu... Hatta bas bas bağırıyorlardı, kimse duymadı, duymak istemedi ;insanlığın ayıbı işte orada başladı... Bu bir savaş mıydı, değildi;zamanında Kosovayı işgal eden Türklerin faturası Müslüman Boşnaklara kesilmişti, bu bir savaş değildi bu tarihsel bir rivayetin intikamıydı, bu bir soykırımdı!!! Yüzbinlerce masum can, can verdi, işkenceler, açlık, tecavüzler!... Bu bir soykırımdı ya yıllarca süre gelen acımasız tecavüzler;kocalarının, evlatlarının, babalarının gözleri önünde yaşanılan bu vahşete kimse Dur! Demedi. Ben kitabı okurken çok kez ağladım, sadece ağladım isyan ettim, lanet ettim ama çok utandım. İnsanlık adına çok utandım... Sayfalarda ki Suada'nın yaşadıklarını okudukça, Edina'nın, Ayşa'nın, Kerima'nın.... Nicelerin bu vahşete nasıl katlandıklarını okudukça ağladım. Ben satırlara dayanamayıp kapattım, onlar nasıl dayandı... Dünya nasıl sustu bu vahşete!?... Silahsız, savunmasız bir halktı Müslüman Boşnaklar, zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel silah yardımında bulunmuş Boşnaklara, komşu ülkelerde yardım etmiş, bir yerde İran Türkiye adı altında değilde şahsi yardım yapmaya başlamış, bu savaştan nemalanmak istemişler, trajikomik bi mevzu işte, kadınların başlarını örtmesi karşılığında et vermişler ibadet karşılığında silah, bu nasıl bir zihniyettir ;onlar Müslümandı zaten, sizin şeriat kanunlarınıza uyması için krizi fırsata çevirmeniz sizi de bir sırp yapardı... Savaşın izleri yok olmaya başlıyordu, Birleşmiş Milletler anlaşma adı altında Bosnalıların elindeki silahlara el koyması sonucu sırplar fırsat bilip saldırmaya devam etti. Birleşmiş Milletler ise iki savaş uçağıyla karşılık verip güya korku salmıştı sırp
Tarih
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Berfin isimli okura yanıt verildi
Berfin
Kardeşim?? Yazdıklarımı anlamadığınızı görüyorum. Yazarın kalemiydi bahsettiğim, Boşnakların başına gelen gerçekler değil.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanlık utansın!!!
10/10
·328 syf.··
2020 74. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2020 07:21
20. Yüzyılda, yakın geçmişimizde yaşanmış bir savaş... Katliam, vahşet, insanlık ayıbı... Dünya susarken Bosnalılar sessiz çığlıklar atıyordu... Hatta bas bas bağırıyorlardı, kimse duymadı, duymak istemedi ;insanlığın ayıbı işte orada başladı... Bu bir savaş mıydı, değildi;zamanında Kosovayı işgal eden Türklerin faturası Müslüman Boşnaklara kesilmişti, bu bir savaş değildi bu tarihsel bir rivayetin intikamıydı, bu bir soykırımdı!!! Yüzbinlerce masum can, can verdi, işkenceler, açlık, tecavüzler!... Bu bir soykırımdı ya yıllarca süre gelen acımasız tecavüzler;kocalarının, evlatlarının, babalarının gözleri önünde yaşanılan bu vahşete kimse Dur! Demedi. Ben kitabı okurken çok kez ağladım, sadece ağladım isyan ettim, lanet ettim ama çok utandım. İnsanlık adına çok utandım... Sayfalarda ki Suada'nın yaşadıklarını okudukça, Edina'nın, Ayşa'nın, Kerima'nın.... Nicelerin bu vahşete nasıl katlandıklarını okudukça ağladım. Ben satırlara dayanamayıp kapattım, onlar nasıl dayandı... Dünya nasıl sustu bu vahşete!?... Silahsız, savunmasız bir halktı Müslüman Boşnaklar, zamanın Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel silah yardımında bulunmuş Boşnaklara, komşu ülkelerde yardım etmiş, bir yerde İran Türkiye adı altında değilde şahsi yardım yapmaya başlamış, bu savaştan nemalanmak istemişler, trajikomik bi mevzu işte, kadınların başlarını örtmesi karşılığında et vermişler ibadet karşılığında silah, bu nasıl bir zihniyettir ;onlar Müslümandı zaten, sizin şeriat kanunlarınıza uyması için krizi fırsata çevirmeniz sizi de bir sırp yapardı... Savaşın izleri yok olmaya başlıyordu, Birleşmiş Milletler anlaşma adı altında Bosnalıların elindeki silahlara el koyması sonucu sırplar fırsat bilip saldırmaya devam etti. Birleşmiş Milletler ise iki savaş uçağıyla karşılık verip güya korku salmıştı sırp
Tarih
İncir KuşlarıSinan Akyüz · Alfa Yayınları · 202433,3bin okunma
Berfin
İki yıl kadar önce okumuştum. İçeriğine dair aklımda kalan pek bir şey yok ama kitabı bitirdiğimde bu neydi yanı deyip boş boş duvara baktığımı hatırlıyorum. Ortada bir katliam var ama duygu yok. Karakterler aşırı hafif kalmış. Hiç etkilememişti beni. Siz oldukça sarsılmışsınız.
Gülelim mi, ağlayalım mı?
Dikkat! Bu satırları okumaya başlayıp, bitirdiğiniz an, en az bir kadın şiddet görmüş olacak. Belki de en az bir Kadın cinayete kurban gitmiş olacak. Kadın... Herkesin adını andığı ama sadece anmakla kaldığı bir varlık. Kendisi hariç herkesin onlar hakkında söz hakkı sahibi olduğu düşünülen bir varlık. Hatta benim bile bu iletiyi yazarak onlardan bahsedebilişim... Varlık diyorum, evet. Çünkü bir zamanlar "kadın insan mıdır?" diye tartışmalar bile ortaya çıkmıştır.  Dostoyevski Suç ve Ceza'sında bunu konu da eder. Varlık diyorum, evet. Bir zamanlar 20 bin kadının ölümüne karar veren bir hakim bu kadın katliamı için övgülere boğulmuştur. Var olan bir şeyi nasıl bu kadar yoksayabiliyoruz anlam veremiyorum. Hatta Filozof olarak tanıtılan Schopenhauer, kadını "aşağı cins, hilkat garibesi, pörsük, akıl eksiği, gülünç, savurgan, ölçüsüz, hiçbir işe yaramayan kişiler" olarak tarif eder. Bir diğer yandan Eflatun olarak da bilinen Platon kadını "Ortalık malı" olarak görür. Böyle bir ortamda "Feminizm" haklı olarak elbette ortaya çıkar. Her yasak kendi isyancısını doğurur. Bir şeyleri etkiliyorsanız tepki alacağınızı da bilmeniz gerek. Bu bir fizik kanunudur(Etki-Tepki). Bugün bir kediyi bile köşeye sıkıştırdığınızda size sıçrayıp saldırabildiğini görebilirsiniz. Bir tavuğun başını kestiğinizde bile tavuğun başsız bir halde bile kaçmaya çalıştığını görebilirsiniz. Hayvandan beyni olarak üstün bilen, bilinen insanların bu gayeyi(tepki) göstermeleri gayet olağan ve haktır. Kadına yaklaşım nasıl diye bilmek için çok uzağa gitmeyelim, Türk Atasözlerini ve deyişleri ele alalım. Kadın, atasözlerinde de "iktidarsız" "zayıf" olarak ele alınır. "Kızı (kendi) gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (varır) ya zurnacıya.” Bununla sınırlı kalınmaz, kadın şeytana benzetilen sır verilemeyen bir
1000Kitap
Berfin isimli okura yanıt verildi
Berfin
Çıkar kokusu:)
Gülelim mi, ağlayalım mı?
Dikkat! Bu satırları okumaya başlayıp, bitirdiğiniz an, en az bir kadın şiddet görmüş olacak. Belki de en az bir Kadın cinayete kurban gitmiş olacak. Kadın... Herkesin adını andığı ama sadece anmakla kaldığı bir varlık. Kendisi hariç herkesin onlar hakkında söz hakkı sahibi olduğu düşünülen bir varlık. Hatta benim bile bu iletiyi yazarak onlardan bahsedebilişim... Varlık diyorum, evet. Çünkü bir zamanlar "kadın insan mıdır?" diye tartışmalar bile ortaya çıkmıştır.  Dostoyevski Suç ve Ceza'sında bunu konu da eder. Varlık diyorum, evet. Bir zamanlar 20 bin kadının ölümüne karar veren bir hakim bu kadın katliamı için övgülere boğulmuştur. Var olan bir şeyi nasıl bu kadar yoksayabiliyoruz anlam veremiyorum. Hatta Filozof olarak tanıtılan Schopenhauer, kadını "aşağı cins, hilkat garibesi, pörsük, akıl eksiği, gülünç, savurgan, ölçüsüz, hiçbir işe yaramayan kişiler" olarak tarif eder. Bir diğer yandan Eflatun olarak da bilinen Platon kadını "Ortalık malı" olarak görür. Böyle bir ortamda "Feminizm" haklı olarak elbette ortaya çıkar. Her yasak kendi isyancısını doğurur. Bir şeyleri etkiliyorsanız tepki alacağınızı da bilmeniz gerek. Bu bir fizik kanunudur(Etki-Tepki). Bugün bir kediyi bile köşeye sıkıştırdığınızda size sıçrayıp saldırabildiğini görebilirsiniz. Bir tavuğun başını kestiğinizde bile tavuğun başsız bir halde bile kaçmaya çalıştığını görebilirsiniz. Hayvandan beyni olarak üstün bilen, bilinen insanların bu gayeyi(tepki) göstermeleri gayet olağan ve haktır. Kadına yaklaşım nasıl diye bilmek için çok uzağa gitmeyelim, Türk Atasözlerini ve deyişleri ele alalım. Kadın, atasözlerinde de "iktidarsız" "zayıf" olarak ele alınır. "Kızı (kendi) gönlüne bırakırsan ya davulcuya kaçar (varır) ya zurnacıya.” Bununla sınırlı kalınmaz, kadın şeytana benzetilen sır verilemeyen bir
1000Kitap
Berfin
Kadına dair, tabii haklara dair yazılan bir yazının dahi şikayet alıp kaldırılmasından endişe eder haldeyken... Bilmem ki ne denir