Herkes bilir ki, aynı evi bir başkasıyla üç gün paylaşan biri, dördüncü gün o bir başkasının dışa vurulmayan iç çekişlerini de duymaya başlar; hatta denebilir ki, bu iki kişinin iç çekişleri günden güne birbirlerinkine benzer.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
''Düşünde kendini bir kelebek olarak gören biri bir kez uyandıktan sonra, bir kelebek olmadığından ve artık düşünde kendini bir insan olarak görmediğinden hiçbir zaman emin olamaz.''
''Bazı varoluşçu filozofların öğretilerine göre, insandan asıl beklenen, hayatın anlamsızlığına katlanmak değil; koşulsuz anlamlılığını rasyonel anlamda kavramda yetisinden yoksunluğuna katlanmaktır.''
Kitapta geçen bu cümle aslında bir çok şeyi özetliyor. Hayatın bir anlamı var mıdır varsa nedir gibi sorularımıza yazar özgün anlamlar bulunabileceğini ve anlamların herkes için biricik olacağını belirtiyor. Yazar toplama kamplarından kurtulan bir psikiyatrist olarak anlam arayışının insanı yaşamda tutacağını belirtiyor. Kitlesel bir varoluşsal boşlukta olduğumuzu ve bu durumdan logoterapi yani anlam bulma arayışı ile kurtulabileceğimizi söylüyor ve de son olarak eklemek isterim yazar yaşamın da bizden beklentisi olduğunu belirtiyor ve bunu öğrenmemiz gerektiğini vurguluyor.