Akıcı fakat bir o kadar da zorlayıcı bir kitaptı benim için. Olayların yarattığı o heyecan, bir an önce sonuca varma isteği oluşturuyordu. Sayfalarca süren o iç çatışmaları ise bu heyecanı kamçılıyor; okuyucuya derin bir hazzın yanında müthiş bir sabır yeteneği kazandırıyordu.
Sonu beklediğim gibi bitmedi. Her şeyin en sonda düzelip yoluna girdiği o tatlı kitaplardan olmaması sevindirdi açıkçası. Yerine oturmayan birkaç parça dışında hoş bir kitaptı. Mesela, haber vermesi için gönderilen gerillaya ne oldu? Robert Jordan tepede o süvarileri vurabildi mi? Lanet olasıca Madrid'te buluşabildiler mi acaba hiç... Tabi ki buluşamadılar. Bir mucize beklemek gereksiz.
Ek olarak baş karakter Robert Jordan bana yazarın ta kendisiymiş izlenimi verdi. Velhasıl kelam Ernest abimiz güzel yazmış...