Heyyyy bugün size benim ennn sevdiğim seri olan gecenin hikayesinin son kitabının incelemesiyle geldimmm. Okuyalı uzun bir süre geçse de üstüne türlü türlü kitaplar okusam da belki de aşamayacağım tek kitap. Naginin tüm kitaplarını okuyan biri olarak evet en sevdiğim hgoi , cdkv değil gecenin. Tamamen kendi düşüncem olmakla beraber ben naginin eski kalemini daha çok beğenenlerdenim mesela gecenin ve gençlik serüvenin kalemini yani amatör nagi kaleminin aşığı bir insanım. Bu seriye veda etmek benim için çok zor oldu çünkü asla palanlı olmayan bir şekilde kitapçı da dvc olmadığı için elim gitmişti ilk kitabı okuyup pek etkilenmemiştim seriyi de yarım bırakmam için devam kitaplarını aldığımda benim için işler değişti. Karakterlerine ayrı ayrı bayıldığım ve kurgusunaaa özellikle o plot twist e ölüdüğüm bir seriydi. Bence sevdiğimi anlatabildim. Ama beni en çok içine çeken iki şey vardı. Bir Maya. Kayıp ruhlu bir kızdı, çok yalnız kaldı çok acı çekti ve benim için film mayanın artık pes ettiği o sahnede koptu. Spoiler olmasın diye detaya girmeyeceğim ama dört yıl çabalamışken pes ettiğin( gerçek anlamda) zaman kazanması mı??? Zaten kumralımız yargıcıya laf yok her koşulda Maya’nın çıkarlarını önde tutmadı falannn. Mükemmel misiniz bayııım. Pars zaten şebek çocuğummm. Ve mavi kıyamet Doruk Ilgaz. Aşılamayan tek mesafe. Kendisi hem en nefret ettiğim hem en çok ağladığım karakterdir. Serinin başında doruğu sevdiklerini söyleyen insanlara şok olup maya nın ondan vazgeçmeyişine asla anlam veremezdim. Asla asla demeyin. Mayanın gözünden doruğu çözünce mevzu çok başkaymış cidden. Serinin en sevdiğim kitabı final kitabıydı kesinlikle. Belki de benim için zor bi dönemde okuduğumdan bilmiyorum ama böyle işde. Kalbimin bir parçası hep yeşil yolda kaldı. Çünkü bilirsiniz , burası