"Sensiz birkaç gün dayanamaz mıyım sandın?"
"Sensiz birkaç gün dayanamam sandım,"
"Birileri yeniden en güçlü silahı parmaklarının arasında istiyor."
"Birileri parmaklarını, parmaklarının arasında istiyor."
"Sanırım seninle kavga etmeyi daha çok seviyorum."
"Sensiz birkaç gün dayanamaz mıyım sandın?"
"Sensiz birkaç gün dayanamam sandım."
"Birileri yeniden en güçlü silahı parmaklarının arasında istiyor."
"Birileri parmaklarını, parmaklarının arasında istiyor."
Selam. Damla N. Archeron bu ülkede harcanıyor.
Unutulmuş Büyüler ve Terk Edilmiş Öyküler’i bitirdim. Ne desem az kalacak gibi hissediyorum. Bu bir kitap değildi sadece; bir geçit gibiydi bir ruh hâli, bir çağrı, bir yankı. Damla’nın kaleminden çıkan her öykü yüreğime dokundu. Bazılarında gözlerim doldu, bazılarında suskun kaldım; ama hepsi bir iz bıraktı bende.
Damla’nın bu ülkede harcandığını düşünmeden edemiyorum. Başka bir dilde, başka bir coğrafyada yazsa, eminim adını dünya ezberlerdi. Ama biz, onun kelimeleriyle büyülenenler, onun burada olmasından büyük bir şansla söz etmeliyiz. Çünkü bu ülkenin böyle bir kitaba gerçekten ihtiyacı vardı.
Anlamlandıramadığım yerler oldu mu? Evet. Ama bazı öykülerin tam da bu yüzden büyülü olduğunu düşündüm. Zaten her detayı çözülebilir olsaydı, büyü olmazdı. Post-it’lerden sayfaların rengi görünmüyor artık, her yeri çizdim. Bu benim için: “Hissettiğimi susturmadan okumanın.” kitabı oldu.
Öyküler arasında favori seçmek cüret olurdu ama galiba Yeminkıran’a bağlandım ben. Ve evet, Taksus Cadısı ile Gezgin Büyücü bana “ Gümüş Yürek 1 ”ten Eira ve Nos’u (<3) anımsattı. Ama sadece onlar değil. Her öyküde tanıdığım bir şey, bir benlik kırıntısı, geçmişten yankılanan bir his buldum.
Damla bu işi yapıyor. Hem de nasıl yapıyor! Her satırda bir emek, her hikâyede ince işlenmiş ayrıntılar var. Bu kitap eşi benzeri olmayan bir şey. Daha ilk adını duyduğumda, onun Damla’dan okuyacağım favorim olacağını hissetmiştim. Ama şimdi, okuduğum tüm kitaplar arasında Tolkien eserlerinin yanına koyduğum bir yere yükseldi. Bu büyük bir şey. Çünkü Tolkien’a laf edilirse bende ne saygı ne merhamet kalır. Ve şimdi yanına bir kitap daha var: Unutulmuş Büyüler. Bu kitapları neden sevmez ki insan? Mümkün değil gibi geliyor ve eğer mümkün olduğunu görürsem susmam