Heathcliff

Heathcliff
.. düşüncelerimin ve sözcüklerimin etrafına çit çekmek istiyorum ki, bahçeme domuzlar ve bağnazlar giremesin! instagram.com/bertay27
Yalnız bir defa, çok zamanı olan biriyle karşılaştım. Halinden yakınmıyordu, ama yoksul, pasaklı ve darmadağın bir adamdı. İnsanlar onu gördüler mi uzağından geçiyorlar, hiç saygı göstermiyorlardı. Bir türlü aklım basmadı bu işe, halbuki sakin sakin yürüyordu. Gözlerinde rahat, dostça bir gülümseme vardı. Nedenini sorduğumda yüzü asıldı ve acıyla, “Zamanımı doğru dürüst kullanmayı bir türlü öğrenemedim, bu yüzden yoksul ve hor görülen bir serseriyim” diye dert yandı. Bu insanın zamanı vardı, ama yine de mutlu değildi.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Avrupa’da zamanı olan çok azdır.. Belki de hiç yoktur. Bu yüzden herkes yaşamın içine fırlatılmış birer taş gibi koşuşturur. Hemen hepsi yürürken yere bakar ve daha hızlı ilerleyebilmek için kollarını ileri savurur. Eğer durduracak olursan isteksizce, “Niye beni rahatsız ediyorsun?” derler. “Kaybedecek zamanım yok, sen de kendi zamanını değerlendirmeye bak.” Sanki hızlı yürüyen insan daha değerli, yavaş yürüyenden daha yürekliymiş gibi davranırlar.
Papalagi’nin içi zaman korkusuyla dolu olduğu için, hepsi, hem yalnız erkekler değil, kadınlar ve çocuklar da, büyük ışığı kendi gözleriyle ilk kez gördüklerinden beri ayın kaç kere yükseldiğini, güneşin kaç kez battığını kesin olarak bilirler. Bu o kadar önemlidir ki, belirli ve değişmez aralıklarda çiçekler ve şölenlerle kutlanır. Bana “Kaç yaşındasın?” diye sorduklarında, benim gülüp de bunun önemi olmadığını söylemem üstüne utanmam gerektiğini düşünüyorlardı. Hissediyordum bunu hep. “Kaç yaşında olduğunu bilmelisin!” diyorlardı. Bense susup “Bilmemek daha iyi” diye düşünüyordum.
-Papalagiler birbirlerine ha bire zaman ayırırlar, hemen hiçbir şey bunu yapmak kadar yüceltilmez- yine de sevinç duymaz. Ya da çalışmaktan yorgun düşmüştür. Ve her seferinde bugünün işini yarma bırakır.
Hiç zamanı olmadığını iddia eden Papalagiler vardır. Aklı başından gitmiş bir halde, ruhuna aitu1 girmiş gibi koşuştururlar. Zamanlarını yitirdikleri için, nereye gitseler peşlerinden bela ve korku getirirler. İnsanın ruhuna böyle bir şeytanın girmesi çok kötüdür. İnsandan insana bulaşan, felakete sürükleyen ve hiçbir hekimin iyileştiremeyeceği bir hastalıktır.