Heathcliff

Heathcliff
.. düşüncelerimin ve sözcüklerimin etrafına çit çekmek istiyorum ki, bahçeme domuzlar ve bağnazlar giremesin! instagram.com/bertay27
Gazete aynı zamanda bir tür makinedir. Her gün yeni düşünceler üretir. Tek bir kafanın üretebileceğinden çok daha fazlasını. Ama bu düşüncelerin çoğu gururdan ve güçten yoksun zayıf düşüncelerdir. Kafamızı bol besinle doldurur, ama güçlendirmez. Kafamızı aynı şekilde kumla da doldurabilirdik. Papalagi de kafasını böyle işe yaramaz kâğıt besinleriyle yükler. Daha birini boşaltmadan bir yenisini yükler. Onun kafası kendi balçığında boğulan Mangrove bataklığı gibidir. İğrenç dumanların yükseldiği, sokucu sineklerin uğuldadığı, hiçbir yeşilin bitmediği, bereketin uzak durduğu bir bataklık. Yalancı yaşamlar mekânı ve bir sürü kâğıt Papalagi’yi bugün hak ettiği yere getirmiştir: Gerçek olmayanı sevip gerçek olanı ayırt edemez olmuştur; yani suretini Ay’ın kendisi sanan, yazdı hasırı yaşamın yerine koyan güçsüz, kafası karışmış insanlar.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gazete bütün insanları tek bir kafa haline getirmeye çalışır. Benim kafama, benim düşünceme karşı savaşır. Tüm insanların kafasını ve düşüncesini ele geçirmeye çalışır. Bunu becerir de. Sabah kâğıdı okursan, öğlene, diğer Papalagi’lerin kafalarında ne taşıdıklarını, ne düşündüklerini bilirsin.
Herkes kafasında aynı şeyleri taşıdığı için, birbirinize anlatacağınız yeni özel bir şey kalmaz. O zaman ya karşılıklı susarsınız, ya da kâğıtta yazılı olanları tekrarlayıp durursunuz. Ama, kutlanan bir şenliği, yas tutulan bir acıyı kendi gözlerinizle görmeyip, başkasının ağzından anlatıldığı gibi öğrenince, her zaman bir şeyler eksik kalır.
Yaptıklarının yanlış olduğunu, hem de temelden yanlış olduğunu ve Büyük Ruh’un bütün emirlerine karşı olduğunu, artık koşamayacak durumdaki beyazların varlığından anlıyoruz. Meslekleri yüzünden ha bire aynı yerde durdukları için bedenlerin altı puaa* gibi yağ bağlamış beyazlardan. Eli yalnızca yazma kemiği tuttuğu için mızrağı kaldırıp fırlatamayan, gölgede pinekleyip tussi **yazmaktan başka bir şey yapmayan, yıldızlara baktığı ve kendi içinden düşünceler ürettiği için azgın bir atı idare edemeyen beyazlardan anlıyoruz yanlış yaptıklarını.
*domuz **mektup·Kitabı okudu
Ah sevgili kardeşlerim! Biz zaman için hiç dertlenmedik. Onu olduğu gibi sevdik. Siz hiç peşinden koşmadınız zamanın. Ne dertop etmeye ne sonra parçalamaya çalıştınız. Zaman bize ne az geldi ne de bıkkınlık getirdi. Hepimizin istediğimiz kadar zamanı var, biz de onunla yetiniyoruz. Zaten yettiği kadarından fazlasına hiç gerek duymayız. Hedefimize hep zamanında varacağımızı biliriz. Biz dolunayları saymasak da, Büyük Ruh’un istediği zaman bizi yanma çağıracağını biliriz. Zavallı, şaşkın Papalagi’yi bu çılgınlıktan kurtarmalıyız. Zamanını geri vermeliyiz. O küçük, yuvarlak zaman makinelerini parçalayıp, ona, güneşin doğuşundan batışına kadar bir insanın kullanabileceğinden çok daha fazla zaman olduğunu anlatmalıyız.
Psikoloji