bunca göz kamaştırıcı günler yaşamak neye yarıyor ki, insan onları anıp avunamadıktan sonra, onlarla beslenemedikten, ihtiyarlığa onların desteğiyle katlanamadıktan sonra, çünkü çocukça bir çabayla belleğinin çatlaklarını o yuvarlanmış kâğıt parçalarıyla ne kadar tıkamaya çalışırsa çalışsın, eski günlerin en koyu yas anları da, en büyük mutlu anları da bir daha gelmemece-
sine sızmıştı çatlaklardan,
(…) general, olmaz diye diretiyordu, kimse beni öldürmek istemiyor ki, tabii sizi saymazsak, yaa benim işe yaramaz bakanlarım, benim tembel kumandanlarım, öyle yaa, ama cesaret etmeyeceksiniz, beni öldürmeyi asla göze alamayacaksınız çünkü biliyorsunuz ki daha sonra birbirinizi öldürmek zorundasınız;
generalim, bu yönetimi ne umut, ne alışkanlık, hatta ne de korku ayakta tutuyor, kökleri çok eskiye dayanan onulmaz ve süreduran bir hayal kırıklığı yatıyor temelinde, sokağa çıkın ve gerçeği gözlerinizle görün ekselans, son dönemeçteyiz artık,
Sayfa 232 - Denizi satmamak için direnen başkana söylenenler