Ergin çağına geldiği halde benliğindeki özgürlük ikileminin sancısını çeken günümüz modern kadını bu bunalımdan nasıl anlamlı bir varoluş pratiğine varır? Kitabın ana teması bu soru etrafında şekilleniyor ve yazarın kendi hayatından verdiği örneklerle hem müthiş bir özeleştiri, hem de çarpıcı bir itiraf niteliği taşıyor.
“Keseli hayvanlar gibi, bir başkasını derisinin altında yaşamak isterdim. Emniyette olmayı, sıcak, bakılıp gözetliyor olmayı havadan hatta yaşamdan daha çok istiyorum. Beni şaşırtan bir olgu yeni değildi, oradaydı, uzun süredir benim bir parçamdı.”
Bir yandan bugünün kazanımlarıyla kendi ayakları üstünde durmaya teşne, acarlıktan sakınmayan yüreğinin sesiyle hayat yolundaki ilerleyişini sürdüren, bir yandan da -kendi içinde- bu ilerleyişin “ona göre olmadığı, fazla riskli ve tehditkâr olduğunu” söyleyen örseleyeci iç sesinin üstesinden gelmeye çalışan kadının yaşadığı çelişkili hezeyanları çok çok az insan böyle açık yüreklilikle yazabilirdi.
İster evinden hiç çıkmamış olsun, ister kariyer sahibi, hatta kent soylu eğitimli kesim olsun, başkalarının bakımı ve gözetimi altında olmaya yönelik derin arzu ve özgürlüğe duyulan bastırılmış korkular sosyal sınıf ayrımı gözetmeden her kesimden kadının benliğine sirayet etmiş vaziyette.Bireyi özgürlük yerine, bağımlılığa iten bu süreci tersine çevirmek içinse önce meselenin altında gizlenen yargıları tespit etmek gerekiyor, sonrasına ise bu cinsiyetçi tutumları daha gerçekçi ve adil olanlarla ikame etmek kalıyor..
Çalışan Kadın
https://1000kitap.com/yazar/bell-hookshttps://1000kitap.com/kitap/feminizm-herkes-icindir--55750’de kapitalist sistem içerisinde yer eden çalışma olgusunun tek başına kadını özgürleştirmeye yetmeyeceğini, tam tersi çalışan kadınlar üzerindeki yükün -ev işleriyle alakalı görevlerin