Çocuk bile olsa, en büyük düşmanın, onun zamanını çalan kişi olduğunu biliyorsa, neden biz yetişkinler zamanımızı çalana karşı değil de, kendimize karşı savaşıyoruz, anlamak mümkün değil…
Geniş bir odaydı. Ona rağmen yerdeki halı tüm odayı kaplamıştı. Üzerinde adımlarımı atarken, kendimi çimenlerde yürüyormuş gibi hissettim. Çok yumuşak. Kilim işlemeli kamış yastıklara yaslanmak ise tuhaf… Sıkıldım. O hayatı bu kadar çabuk mu unutacaktım? Sanki yıllar önce kopmuşum; öyle yabancı!
“İnsan sadece sevdiklerini ve nefret ettiklerini görebiliyor, görmedikleri ise, sıradan şeyler. O yüzden nefret edilmek sıradan olup, hiç görünmemek ve hatırlanmamaktan çok daha iyi. Sıradanlığı hiçbir koşul altında kabul etmemeli insan.”