Her ne kadar, Kuzguncuk’un peyzajı tarihsel addedilse de, geçmişin bir kalıntısı değildir, sürekli ve kasıtlı bir yeniden üretime tabi olan bir peyzajdır.
Türk devletinin, azınlıkları ulus anlatısında görünmez kılma ve çağdaş kamusal uzamlardaki izlerini silme çabasına rağmen, yirminci yüzyılın sonlarına doğru, kültürel hafıza ile azınlıkların insan haklarını içeren ulusal bir tartışmada azınlık geçmişlerinin izleri güncellik kazanırken, ulusal hafıza krizi patlak vermiştir.
Kozmopolit Kuzguncuk anıları, son yıllarda İstanbul’da azınlık tarihi ve ulusal kimlik ile ilgili hem şiddete dayalı hem de barışçıl olayların merkezinde yatan karmaşık bağlanımları ve çelişkileri su yüzüne çıkartır.