Bir gün akşam saatleriydi,belki birinci akşam belki bininci,artık önemi kalmadı,düşüncelerimde büyük bir kargaşa vardı,kendi içinde daireler çiziyordu düşüncelerim.
Soğuktum ve kaskatıydım; bir köprüydüm, bir uçurumun üzerindeydim.Bir yakada ayakuçlarlım gömülüydü diğer yakada ellerim;dişlerimi çatlayıp dağılan çamurlu toprağa sımsıkı geçirmiştim.Elbisemin etekleri iki yanımda uçuşuyor..........
...Bir tek yolcu olsun yolunu yitirip bu yükseklere gelmiyordu,köprünün izine haritalarda rastlamak mümkün değildi.işte böyle uçurumun üzerinde uzanmış duruyordum;çaresizce bekliyordum.köprü bir kez kırılmasın,çöküp gitmedikçe bir daha kurtulamaz köprülükten.