Suada beste

Kuşkusuz kı taş taştır. Ne yazık ki böyle bir taşı yıkacak gücüm yoksa, bu taşı zorlayacak değilim. Doğrusu, bu durumda karşımda bir duvar dâhi olsa, buna boyun eğmeye razı olmam.
Reklam
Ask Bu
Sordular bana aşk nedir? Diye. Dedim ki ‘’Aşkı bana sormayın tarifim tarifsizdir.’’ ‘’ Israr ediyoruz. Dediler. Dedim ki ‘’Sizin aşk sandığınızı mı anlatayım? Yoksa aşkı mı anlatayım? Şaşırarak dediler ki ‘’Aşk sanılan nedir? Aşk nedir?’’ Dedim ki aşkı kirletenleri mi anlatayım? Aşkı yaşayanları mı anlatayım? Yoksa aşkı mı anlatayım? Aşkla… Azizim aşk öyle bir çırpıda hadi demekle anlatılacak bir şey değil, aşk öyle sizin sandığınız gibi sevgililik, arzulamak, hevese kapılmak, çok beğenmek, çok istemek gibi bir şey değil. Azizim aşk öyle aramadan duramama, yüreğinin kabarması, flörtte duyulan taşkınlık değil. Azizim aşk öyle alışkanlık, bağlanma, bağlılık değil. Aşkta karşılık beklemek al ver gibi şeyler yoktur. Yukarı da saydıklarım vardır gerçektir ve değerlidir elbet, sizin aşk sandığınızdır elbet. Ama aşk değildir. Aşk dediğinde ver vardır, al yoktur. Aşk dediğinde hasret vardır, kavuşmak yoktur. Aşk dediğinde nefret yoktur, koşulsuz ve karşılıksız sevmek vardır. Aşk dediğinde kıskanmak yoktur, güvenmek gibi bencil ve egoya dair bir duygu da yoktur. Aşkının ne yaptığıyla ilgilenmezsin seversin sadece, kavuşamayacağını bildiğin halde bir serapa koşar gibi ona koşarsın. Aşk dediğin azizim sanata dönüşür sende, sonrada senden sanat çıkarır. Tarihte ki bütün büyük sanatlar aşktan doğmuştur, imkansız olanı bilerek yaşamaktan doğmuştur. En büyük eserleri aşıklar üretmiştir. Aşk dediğin azizim yakar, pişirir, olgunlaşır sende ,sonra sanata dönüştürür seni, sen sanat olup tarihe yazılırsın. Basit, insana ait duyguları aşk sanmak, aşka hakarettir, Onların bir adı var aşk değil onlar. Onların adı; sevgililiktir, eşliktir, dostluktur, arzulamaktır, beğenmektir, sevmektir, hırsla istemektir. Ama hiç biri aşka ait değildir. Aşka ait olan çok daha yücedir azizim, ruhun en