Herkesin mutlaka okuması gereken, birçok duyguyu aynı anda yaşatan, sorgularken utandıran, her sayfasında Gölge’ye ne kadar borçlu olduğumuzu hissettiren bir kitap. Gölge hakkında çok şey bildiğini sanan insanların aslında hiçbir şey bilmediklerini yüzlerine vuran bir kitap. Bilgilenmek, yanlış bildiğimiz şeylerin doğrusunu öğretmek gibi meziyetleri olan bir kitap. En önemlisi de hakkında çok şey biliyoruz sanıp aslında hiçbir şeyin temelini anlamamış olduğumuzu gösteren, anlamamızı sağlayan bir kitap. Bu kadar güzel ve başarılı olan bir kitabı elinizden geldiğince okuyun, okutturun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var..
Yalnızlık, onu yaşamak isteyenin, kendini sürekli geliştirmesini ve hep güçlü olmasını gerektiren psikolojik bir savaştı. Büyüdüğünde hayal kırıklığıyla öğrendiği en önemli şey buydu. Belki de bu onun en büyük düşmanıydı aynı zamanda. Hayat zordu. Yalnızlar için daha zor. Tek başına oturduğu masadaki son sahipsiz sandalyenin “boş mu?” diye alınması kadar zor..