O sıralar beni üen bir mesele daha vardı: Ne ben kimseye benziyordum ne de herhangi biri bana, "Tek başıayım, ama onlar hep birlik," diye düşünmekten kendimi alamıyordu
Gülünç görünmekten marazi bir korku duyduğum için tüm kurallara körü körüne bağlıydım; genel havaya seve seve ayak uydurur, en ufak bir aykırılık göstermekten ödüm patlardı
Mesela, yüzümden nefet ediyor çirkin buluyor hatta alçakça bir ifdesi olduğundan şüpheleniyordum; hatta bu yüzden, her gün dairedekiler bendeki alçaklığı fark etmesin diye kendimi azaba sokarak elimden geldiği kadar serbest bir tavır takınıyor yüzüme asil bir ifade vermeye çalışıyordum.