Bir dem daha tutarsınız namelerle birlikte. Siz şarkılara, müziğe eşlik ederken kim bilir kaç gemi geçmiştir arkanızdan fark etmediğiniz.
Ben müzik sevmem diyen birini bulabileceğimizi düşünmeyiz ya da içine çok fazla dokunuyordur da dinlemek istememektir bu durum sadece.
Müzik dinlemek artık anne karnında başlamakta ve ceninlerin gelişiminde ve kişiliklerinde etkili olduğu söylenmekte ve bebeklikten ninnilerle başlayan ve yaş ilerledikçe değişen bir müzik zevkimiz bulunmakta hepimizin.
Dememiz o ki ister moda göre ister zevke göre değişsin hiçbirimiz müziksiz yapamayız.
O yüzden de bize kalan eşlik etmek içimize işleyen melodilere.
Hayatın her türlü hali var. Hayatın bir de bam teli var. Hayatta tepki gösterdiğiniz, olmasını istediğiniz veya hiç olmasaydı dediğiniz her türlü konu için artık “Yeter!” noktanıza dayandıysa ‘Bam telinize’ dokunmuş demektir. Okuyacağınız satırlar hayatın içinden dışından ya da hayatın ta kendisinden rol alınarak yazılmıştır. Bir yazarı hayat, insanlar ve olaylar besler. Hayatın içinde her şey olduğu gibi türlü olay ve olgu da mevcut. Tüm bunlar hayatın gidişatını da diğer insanları da etkilemekte. Bir şeyleri değiştirebilmek için yazıyor, okuyor ve insanlara ulaşmaya çalışıyoruz. Bütün bunları çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış halini okuyucularıma sunmaktayım.
Siz çoktan teslim etmişsiniz ruhunuzu bu tefecilere ve artık bir kaygınız ve acınız hâlihazırda bulunmaktadır.
Ne kadar rahatsız edici de olsa kurtulamadığımız da bir gerçektir böyle insanlardan.
En iyisi kendimize bir koruma kalkanı bulmak. Mesela bir ruh tefecisine karşı en etkili yöntem kendisini dikkate alsak bile yaptığı manipülasyonu tersine çevirmek olacaktır.
Ne kadar gerçekçi olurlarsa sizi etkileme oranları da o kadar çok olur. Mutlaka kendinizi korumanız gerekir ki içinizdeki güzel duygular ölmesin.
İnsanların günlerini aydınlatacak, iç ferahlığı veren ve hayatlarını güzelleştirecek insanlara ihtiyacı var.
Ruh tefecilerine yakalanmayın ve kendinizi koruyun…
Zamanla sözler de örselenir belki bir yerden sonra kendimizi ifade etmemize yetmez.
O zaman hayata yeni bir şeyler katmak için vadesi dolmuş sözlerden ziyade yeni bir şeyler söylenmeli.
Yeni bir söz yeni bir icat gibidir; heyecanlandırır insanı. Ezberlenmiş sözler gibi ezberlenmiş hayatları yaşamaktansa yeniliklerle dolu, ağız dolusu sözler söylenmeli.
Yeni bir kelime uydurmanızı bekleyen yok. Sadece kulağa hoş bir seda verecek, anlamlı birkaç söz bırakın bu hayatta bize.
Gelecek nesillere eskileriyle birlikte eskitilebilecek yeni cümleler de katalım.
Vadesi dolmuş sözlerle oyalamayın kendinizi de hayatı da. Haydi, şimdi bir söz bırakın hayata ve insanlığa.