Bunu genel bir seri eleştirisi olarak yazıyorum, spoiler yemek istemiyorsanız lütfen okumayın.
Kitabı ilk defa ilk çıktığında okumuştum sanırım. O zaman kayda değer olay örgüsüne sahip olduğunu düşünmüştüm ama seriye son kitap çıkana kadar ara verdim. Ne zamanki seriyi baştan sona okudum, o zaman ne kadar problemli olduğunu fark ettim.
Burada özellikle canımı sıkan konulardan bahsetmek istiyorum. Birkaç incelemede gayet güzel özetlemişlerdi kitabın konusunu, okumadıysanız; klasik Wattpad kızının klasik okulun ilk gününde klasik olmayan bir şekilde bir cesetle karşılaşması ve yine klasik olarak ana (dört r'li) erkeğimiz ile karşılaşması ile devam ediyor diyeyim kısaca.
Canımı sıkan konular:
1) Öncelikle konuyla başlayalım. Konu gayet güzel işlenebilecek bir konu, yeni gittiğin okulda bir cesetle karşılaşıyorsun ve okulda onunla kilitlisin. Hiç yazılmamış bir konu değil ama yazarın diline göre ilgi çekici hale gelebilir. Peki yazar bunu başarabiliyor mu? Tabii ki hayır. Ana kızımız Zeynep tuvalette kendiyle yaşıt bir kızın cesedini buluyor ve beni deli edecek şekilde, doğru düzgün tepki bile vermiyor. Bu yazıyı okuyan herkesin durup bir düşünmesini istiyorum, bir cesetle karşılaşsanız ilk tepkiniz ne olurdu? Çığlık atmak? Bağırıp yardım çağırmak? Hayatınızda ilk defa ölü birini gördüğünüz için kusmak veya bayılmak? Korkudan şoka girmek? Veya hepsi birden... Kızımız bunlardan hiçbirini yapmıyor. İki dakika sonra okulun müdürünün oğlu olduğunu öğrendiğimiz erkeğimiz geliyor, kimseye söylemeyeceksin okulun adı kirlenemez babamın okulu burası falan diye saçmalıyor ve kız "Ne saçmalıyorsun sen?" deyip polisi aramaya gitmesi gerekirken kabul ediyor. Üstüne cesedi saklamalarına yardım edip kanları falan temizliyor. Karantinadan sonra da cesedi unuttuklarını fark edip