Okurken aldığım keyfi kelimelerle dile getirebilmem mümkün değil.
Özellikle nişanlılık dönemindeki mektuplar kalbimin tam içine dokundu.
Romanlarında zaten zarif, ince bir adam olduğu çok aşikar bir şekilde ortada fakat real yaşantısında bu kadar ince olmasını okumak çok ama çok güzeldi.
Kızına ruhum diyen bir adam olmak çok özel biri olmayı getiriyor.
Tabi benim düşünceme göre.
Herkes okusun bu mektupları, okuttursun.
Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim.
Kederli olduğumda söylenemez zaten.
Buna sebepte yok çünkü.
Ne taze bir ölüye sahibim, ne felâket geçirenlerim var.
Dedim ya oturuyorum öylece.
İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok.