”Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyordum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağıya sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.”
Doğrusunu söylemek gerekirse, içimdeki acıyı bir türlü dindiremiyordum. Sebepsiz yere zalimce sopa yemiş savunmasız bir hayvan gibiydim..
Glória hayallerime ne olduğunu soruyordu.
"Artık yoklar. Uzaklara gittiler..."