Avrupada kış tatilinin başladığı bir Cuma akşamı, başta İtalya ve İsveç olmak üzere tüm Avrupa’nın elektriği kesilirse 3-4 gün sonra da aynı şeyler ABD’de yaşanmaya başlarsa neler olur senaryosunun anlatıldığı bir roman Blackout.
Hikaye Avrupada farklı şehirler, devlet daireleri, elektrik santralleri ve kahramanlar üzerinden anlatılıyor. Başta büyük aciliyeti olan altyapı hizmetleri, üretim ve tüm devlet, özel sektör hizmetlerinin çökmesiyle kabus yaşanıyor 2 hafta boyunca. Kıtlık, açlık, ölümler, ayaklanmalar, bazı ülkelerde darbeler, nükleer felaketler derken hikaye durmayan bir tempoda devam ediyor. Kesintinin ilk günü İtalyan, eski bir hacker, IT uzmanı Piero Manzano aslında bu durumun bir saldırı olduğunun farkına varıyor. İtalya’da kimseyi inandıramıyor teorisine ve komşusuyla yola çıkıp AB yönetimi içinden bağlantısı olan tanıdıklarına ulaşıyorlar. AB terörle mücadele birimiyle çalışmaya başlıyor Manzano. Bu süreçte saldırganların oluşturduğu uluslararası hacker grubu şekillenmeye başlıyor. Tamamına yakını orta üst sınıftan olan çok iyi eğitimli ve aşırı zeki bu insanlar geçmişlerinde bir şekilde sistemin haksızlığına uğramış karakterler. Ve amaçları iktidar ve sermaye ortaklığında, yoksul halkların ve gelişmemiş ülkelerin ezildiği sitemi yok edecek bir devrim yapmak. Amaçlarına ulaşmak için yıllar süren bir çalışmayla gerekli tüm ağlara sızıp hazırlıklar yaptıkları ortaya çıkan bu gruba göre ABD ve Avrupa’da yaşayan insanlar daha iyi bir düzen için ayaklanacak kadar büyük acı çekmemişti ve bu kesintinin amacı da buydu: insanları çaresiz bırakıp büyük acılar çekmesine ve sonra da ayaklanmalarına sebep olmak.
Kesinti insanların büyük felaketler yaşamasına sebep olurken devletlerin zayıf yönlerini görmesine, üretimin ve ekonomilerin altüst olmasına hatta
Zero adlı bir hacker grubu dronlarla ABD Başkanının mahremiyetine girerek kişisel bilgilerin ‘veri sülükleri’ adı verdikleri şirketler ve kamu kuruluşları tarafından kullanılmasına dikkat çeker. CIA içinde oluşturulan gizli bir grup hemen Zero’yu bulma çalışmalarına başlar. Londra’da Daily gazetesinde çalışan dijital dünyaya mesafeli Cynthia Bossant ve diğerleri Zero’yu avlamak için kullanıcıların da katıldığı interaktif bir av başlatma konusunda teklif alırlar. Dünyadaki 4 milyardan fazla insanı dijital kullanıma göre sıralayıp rekabet ortamı yaratan çoklu uygulamaya sahip bir platform Freemee kullanıcıların kendi isteğiyle verilerini sattığı bir sistem yaratıp onları manipüle etmeye başlamıştır bile. Bundan rahatsız olan Cynthia ve kızının arkadaşı Freemee kullanıcısı Eddie de farkında olmadan şirketin hedefi olurlar. Artık av sadece Zero değildir; Cyn ve Eddie için de yaşam mücadelesi başlamıştır.
Kitap 2014’de yazılmış, günümüze ve geleceğe dair teknolojik öngörülerle dolu; büyük bir kısmının da gerçekleştiği söylenebilir. Dijital dünyanın gerçek yaşamın yerini alması ve insanların özgürlükten çok rahatına düşkün oluşu, maddi kazanç için kişisel verilerini satması gözler önüne seriliyor. Kitapta Freemee’nin Devlet Güvenlik kurumları ile işbirliği yapmaya karar vermesi son günlerde şahit olduğumuz Open AI haberlerini hatırlattı.
Temponun hiç düşmediği sürükleyici bir roman ama çeviriyi beğenmedim ki Almancadan çevirilerde bunu çok yaşıyorum.