Lütuf biz büyük bir acı ya da bunalım içindeyken ansızın uğrar bize.
Anlamsız ve boş bir hayatın karanlık vadisinde, öyle amaçsız yürüyüp giderken, eliyle koymuş gibi birden bulur bizi...
Kimin hayatı zorluk ve musibetlerle geçiyorsa, varlık ve nuru hissediş onda daha fazladır.
Musibetler insanı hareketsizlikten
robotlaşmaktan ,eşyalaşmaktan kurtarır.
İnsan herşeyi sabitleyerek ruhunu felç etmektedir,
Halden hale geçemeyeceği, zahiren sorunsuz ama gerçekte durağan bi hayat terakkisini durdurmaktadır..
(Kendisini hangi müjdenin beklediğini bilemez..)
İnsan bu geçici hayatı kalıcı gördüğünde, musibetler gözünde büyür, tahammül gücü azalır ve gelecekte onu bekleyen olası musibetler,fani hayatını baki görmesi sebebiyle, olduklarından daha büyük görünür.
Gözünde büyüttüğü o gelecek musibet için sabrını şuanda harcamaya başlar ve şimdiki musibetlere ancak kâfi gelen tahammülünü erkenden tüketmiş olur...