Betül Ocak

Didem Madak
Anlatarak bitiriyorum hayatımı Bilmiyorum başka nasıl bitirilir bir hayat Bir çiçek çizdim bu akşam avucuma İsmini her şey koydum. Simli ojeler sürdüm yalnızlıktan sıkıldığımdan. Müsveddesi gibi şimdi tırnaklarım Yıldızlı bir gecenin.
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ah’lar Ağacı
Ama yazgısını yaldızlı çokomel kâğıtları gibi, Tırnaklarıyla düzeltemiyor insan. Yıllarca biriktirdim Rengarenk çokomel kâğıtlarını kitap aralarında. Âşık olduğumda, Çikolata kokardı kırmızı yazdım. Hayatıma hayat diyemem artık. Sarı yazdım her sonbahar onu Biraz daha fazla, ömür yaptı. Maviye de yeşile de dili dönmez ömrümün artık. Kara yazgımı şimdi kim bilir Hangi kitabın arasında saklıyorsun Tanrım? Ah.. dedim sonra Ah!
İnsan, böylelikle, umut dolu, kendi yolunda gider durur; günler uzun ve sakindir, güneş yukarıda gökyüzünde parlamakta ve akşam bastırdığında üzülerek yok olmaya yüz tutmaktadır. Ama bir noktada, belkide içgüdüsel olarak, insan geri döner ve arkasındaki bir kapının kapanarak dönüşü olanaksız kıldığını fark eder. İşte o zaman, bir şeylerin değişmiş olduğunun ayırdına varırız, güneş eskisi gibi kıpırtısız değildir , hızla hareket etmektedir; ne yazık ki, henüz bakmaya bile fırsat bulamadan , onun ufkun ucuna doğru hızla kaydığını, bulutların da gökyüzündeki mavi koylarda hareketsiz durmadığını, birbirlerinin üzerine çıkarak kaçtıklarını , iyice acele ettiklerini görürüz; zamanın geçtiğini ve günü gelince yolun zorunlu olarak son bulacağını anlarız.
İnsan duyguları varmış gibi yapabilir ama fikirleri olduğunu ileri süremez. Sizi tutkuyla heyecanlandıran bir iş seçin böylece hayatınızın tek bir günü bile çalışmış olmazsınız.
Bil ki ey sevgili! Ben seni aklımdan hiç çıkarmadım; ben sadece aklımı çıkardım. Ve böyle bilsin bütün dünya, ben aklımı senin râmına değil, senin uğruna senden çıkardım.’