Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Oldukça karamsar, dramatik, saplantılı, kuruntulu bir kitaptı diyebilirim. Okumadan önce küçük bir araştırma yapmıştım. Zamanında kitap yayımlandığında içerikten etkilenen bir kısım insan intihar ediyor ve o dönem bu kitabın okunması yasaklanıyor. Tabi bu bilgi merakımı cezbetti. ‘En fazla ne anlatabilir ki insanlar bu kadar kötü etkileniyor’ diye düşündüm. Ruhsal halimde bir tehlike sezdiğim an kitabı bırakırım düşüncesiyle okumaya başladım.
Açıkçası beni kötü etkilemedi. Okuyucunun yaş grubunun ve mevcut ruh halinin kitap ile ilgili izlenimini değiştireceğini düşünüyorum. Ruhsal boşlukta olan bir okuyucu okuduğu takdirde daha kötü etkilenecektir buna eminim. Yani biraz keyfiniz yerindeyse okuyun. Baya bir keyfinizi kaçıracaktır.
Genç Werther, Lotte adında bir kadına aşık olur. Karşılıksız bir aşktır bu. İki taraf da bunun farkındadır. Aynı zamanda Lotte nişanlı bir kadındır. Ancak Werther gönlüne söz geçiremez ve bu yaşadığı acı dolu deneyimleri mektuplar aracılığıyla okuyucuyla paylaşır. Genç Werther’in aşkını herkes kendi duygusal birikimine göre değerlendirecektir. Ancak çok saplantılı, fazla hayal gücüne sahip ve kutsallaştırılmış bir aşktı. Açıkçası ben buna aşk diyemiyorum.
Genç Werther psikolojik sorunları olan birisiydi bence. Varoluşsal problemler yaşıyordu. Gerçekten acı çeken bir insandı. Hayatta bulunma amacının bilincinde olmayan, mutsuz bir insandı. Yaşadığı umutsuz aşk da üstüne tuzu biberi olunca tadından yenmez oldu yani. İntiharı dünyevi sorunların bir çözümü olarak görüyordu. Sorunlarıyla yüzleşip, saplantılı ve mantığa aykırı aşkını gönlünden ve zihninden silip yeni bir hayata başlayabilirdi. Ancak o, ölümü sorunlarından temelli bir kaçış olarak görüyordu ve intihara meyleden bir düşünce yapısı vardı. Bunu sürekli ifade etme gereği