“Hayatın anlamı ne?” sorusu uzun zamandır kafanı kurcalıyorsa ve ne zaman aklından geçirsen içinde büyük bir boşluk hissediyorsan, bir de bu kitabı dene derim.
MİSAFİRHANE
İnsan kısmı bir misafirhane,
Her sabah yeni birisi gelir.
Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik,
Aniden farkına varmak bir şeyin,
Hepsi beklenmedik misafir.
Hepsini karşılayıp eyle!
Evini vahşetle süpürüp,
Bütün mobilyalarını boşaltan
Bir kederler kalabalığı bile gelse.
Her geleni alnının akıyla misafir et.
Olur ki yeni bir zevk getirmek için
Boşalttılar evini.
Karanlık düşünce, utanç ve garez,
Hepsini gülerek karşıla kapıda
Ve buyur et içeri.
Minnettar ol her gelene
Kim gelirse gelsin.
Çünkü bunların her birisi
Öte taraftan bir kılavuz
Olarak gönderildi.
Mevlana Celalettin Rumi
“İnsanlar birbirlerini tanımanın ne kadar güç olduğunu bildikleri için bu zahmetli işe teşebbüs etmektense, körler gibi rastgele dolaşmayı ve ancak çarpıştıkça birbirlerinin mevcudiyetinden haberdar olmayı tercih ediyorlar” der Sabahattin Ali. (Kürk Mantolu Madonna)
Bendeki dönüşüm aslında kendime ihanet etmek değil aslında hayatın anlamını, şeffaflığını kavramaktı. Bazı insanlar içten davranır. Bazıları da sokaktaki köpek gibi yabancılık çeker. Bu yüzden etrafına tedirgin davranır.