«Aşk bir sudur/İç iç kudur”, “Âşık olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak daha iyidir” türünden “veciz” sözler liseli genç kızların defterlerinde yer alırken, “Sepet sepet yumurta sakın beni unutma”, “Hayat bir gemi yoktur dümeni” gibi manimsi cümleler daha küçük yaştaki kızların defterlerini süslerdi.
O zamana kadar yoksulluğundan utanmayan ve yoksul görünmemek için onuruyla bağdaşmayacak davranışlara eğilim göstermeyen toplumda, yoksulluğundan utanma ve gizleme eğilimleri başladı.
Görgünün önemsendiği, aile terbiyesi almış sıfatının çok sık kullanıldığı yıllarda, iyi aile olmanın koşulu varlıklı olmak değil, görgülü olmaktı. Aileler mal varlıklarını sergilemeyi görgüsüzlük olarak kabul ederler, davranışlarıyla, nezaketleriyle asaletlerini ortaya koymaya çalışırlardı.