Betül ORHAN

Betül ORHAN
@Betul_k_orhan
Puan vermedi·224 syf.··
2026 71. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 23:28
Bugüne isnad edilebilecek bir noktası vardı kitabın. İkiz kardeşlerin, babalarının cenazesinden sonra hikayede bahsi geçen merdivenlere oturup konuşmalarını anlatıyor. Hadi geçmişi düşünelim diyip hatırlıyorlar. Babalarıyla geçen en muhteşem günü yâd etmek için…Düşünüyorlar ve akıllarına gelen şu: ”Hani okuldan çıkmıştık babam bizi almıştı, merdivenlerden iniyorduk parkta oynamak için ve başka bir babayla karşılaştık. Babalarının arkadaşına, bizi parka götürdüğünü söylediğini ama sonrasında bir kahve içeceklerine dair sözleşelim.” dediğini hatırlıyorlar. Ve ikisi de orta yaşı geçen kardeşlerden biri diyor ki “Hayatımın en göz kamaştırıcı anıydı.” Bu cümleyi okuyunca düşündüm. Hayat bu, bu kadar basit işte. Sadece olağan gibi gözüken basit bir an. Geri dönülmez, dönülemez ve bir o kadar da basit ama iç dolduran belki güven veren, birinin seninle ilgilendiğini gösteren kısa bir an. Varlık-yokluk ötesinde günlük bir olayın, konuşmanın belki kıymetinin bilinmediği ama sonrasında asla unutulmayan küçük küçük anlar… Geçmişte de olsa böyle anlara sahip olmayı hatırlamak biraz teselli olabilir mi hayatta? Umarım oluyordur, umarım olur.Bilmiyorum. Kitabı genel olarak pek beğenmedim ama bazı hikayeleri iç ısıtıyordu. Daha uzun, tüm detaylara sahip olacağım kitaplar daha güzel geliyor bana ama bu da yormadı. Sıcak hikayeleri vardı…
Roma HikâyeleriJhumpa Lahiri · Domingo Yayınları · 202678 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi·372 syf.··
2026 69. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 10:22
Ülkemizin halı altına süpürülen, kan dondurucu en büyük sorunlarından. Kitapla ilgili çoğu kişi okudum ama bitiremedim, çok huzursuz edici diyor. Ama zaten bu kitaplar beğenilsin diye yazılmıyor. Bilinçlendirmek, uyandırmak için yazılıyor. Evet çok rahatsız edici konular ancak bitirmek zorundayız çünkü bu yaralar gerçek ve görülmek zorunda. Okuyacağız, okutacağız, hatta gözlerinin içine sokacağız ki bir şeyler değişsin. Haberimiz yoktu diyemeyiz. Ensest olaylar, mağdur çocuklar…Bu bir hastalık değil sapkınlık. Kitabı bitirdikten sonra daha farklı bakıyor bence insan etrafına. Zor ama güzel bir araştırma kitabı olmuş.
Kardeşini DoğurmakBüşra Sanay · Doğan Kitap · 20188bin okunma
10/10
·112 syf.··
2026 68. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 23:00
Bayıldım kitaba. Kitabın farkı yazarın “Batılılaşmış bir İranlı” olması. Batı’nın gizli olan birçok arşivine erişebilmesi de bu yüzden. İngiliz müttefiki ve bu yüzden farklı görüşleri var. Saf İranlıların aslen Avrupalı olduğuna dair varan görüşler. Ama ben beğendim çünkü Ömer Hayyam’ın şairlikten önde gelen bilim adamı ve filozof yanına çokça vurgu yapmış. Hatta rubaileri, sıkı çalışmalarının arasında rahatlamak için sığındığı bir liman olarak belirtmiş. Semerkant romanından, Sadık Hidayet’in Hayyam’la ilgili çalışmalarından bile bahsediyor. (Hayyam’ın Teraneleri kitabı hiçbir yerde bulamıyorum). Birçok rubai onun adına uydurulmuş bunu gösteriyor. Sadece “şarap” şairi değil. Bu bir sembol, tüm kötülüklere karşı bir panzehir. Ruhban sınıfının, katı şekilci dinciliğin hiçbir dönemde insan zihnine pranga vuramayacağının protestosu. Ömer Hayyam bilinemezciliğin yanı sıra bir “Melâmet Hırkası” örneği, dönemindeki kavgalardan uzakta oturan bir düşünce, sonuçsuz tefekkürler ve nafile tartışmaların uzağında zarif bir ciddiyet, pervasız neşe…Biraz tarafsız veya insaflıca bakılınca ona vurulup takılı kalmamak elde mi?
Ömer Hayyam’ın HayatıJ.K.M. Shirazi · Tarih ve Kuram · 20173 okunma
Puan vermedi·254 syf.··
2026 65. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 22:43
Başıma yeni bir yazar çıkmış oldu. İçimde bir yere dokundu, tadını sevdim…Bu yazarın da külliyatını oluşturacağım mecbur... Yazar çok duygusal bir dilde…Klasik savaş-sürgün temalı romanlar gibi değil. Farkı olaylardan değil de yaşatılan duygulardan geliyor sanki çünkü olaylar birçok tarihi romanda okunabilirdi. Ama Sadık Turan’ın çaresizliğini, yalnızlığını, savaşın kazananının olmadığını net hissettiriyor… Abartılı bir savaş kahramanı gibi değil de gerçek, sıradan bir insan gibi Sadık’ın yansıtılmasını çok sevdim. Çünkü sadece cesur olarak yansıtılmamış. Cesur ama çok korkuyor, çok umutsuzluğa düşüyor, sürekli acabalar içinde...İç huzursuzluğu tamamen savaştan, korkudan, esirlikten değil, iç dünyasıyla alakalı biraz. Kendisine, Türklüğe, insanlığa ve aidiyet duygusuna karşı vicdan muhakemesini elden bırakmıyor, bırakamıyor. Hep düşünceli hep ikilemde. Her zor durumda sürekli seçimler yapmak zorunda kalıyor. Ama seçimleri şartlar gereği hep kötü-daha kötü arasında gidip geliyor… İçimi üzüyor, izi kalacak. Tam bir sıkışmış insan…
Korkunç YıllarCengiz Dağcı · Ötüken Neşriyat · 20222,788 okunma
10/10
·416 syf.··
2026 61. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 17:58
Bu okunmalı… Öyle bir ilişki ağı çizmiş ki yazar özellikle kitabın yarısından sonra, abartıdan uzak, tamamen hayattan, ancak romanlarda olur tarzında değil de evet ya olur bunlar diye düşündüren, karakterlerin diyaloglarının şaşırtıcı derecede tanıdık olduğu mükemmel bir kitap okudum. Ve Lawrence çok açık sözlü bir yazar. Aşırı. Ama M. Sade gibi sert pornografik ifadeleri yok, okurken kendinden soğutmuyor. İfadelerine bayıldım. Yazar sıcacık ve fazlasıyla gerçekçi. Aşk romanı gibi dursa da sanayi devrimi, endüstriyel yaşamın insan etkisi, paranın Pan ilan edilmesini , maden işçiliği vb konulara değinip, sınıf farklılıklarını eleştiriyor ancak bunu yapış tarzı güzel. Alıntılar o kadar fazla ki. Ancak his ve sözcükler olarak mahrem sayılan satırları olabilir çünkü sıradan bir kitap değil. Alıntısını paylaşmayacağım bile o yüzden…İnsan ilişkilerine, toplum normlarına, makineleşen insana, cinselliğe çoklu bakışlar getiren herkesin kendinden bir şey bulmamasının imkansız olduğu bir kitap okudum.. Son sayfası için bile okunur ya. Bu senenin enlerine girer.
Leydi Chatterley'in AşığıD. H. Lawrence · Zeplin Kitap · 20202,063 okunma