F. Betül

F. Betül
@Betulbaykus
Öğrenci/Kamu Çalışanı
Kent Sosyolojisi/Doktora/4. Sınıf
Rıha, 4 Nisan
355 okur puanı
Eylül 2023 tarihinde katıldı
Düş
Bir düşün içinde bir düş mü Bütün gördüğümüz ve göründüğümüz? E. A. Poe
Şiir
Üşüdü bir rüzgarından bulutun Güzelim Annabel Lee Götürdüler el üstünde Koyup gittiler beni Mezarı oradadır şimdi O deniz ülkesinde E. A. Poe
Lasch'e göre, ataerkil ailenin ve gerçekte ailenin zayıflaması narsisizmin ortaya çıkışıyla yakından ilişkilidir. Eski "aile otori-tesi"nin ve ayrıca geleneksel liderler ve bilgelerin otoritesinin yerine bir "uzmanlık kültürü" ortaya çıkmıştır. Bu yeni uzman-lar narsisizmin terapi kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Her tipten uzmanın sokaktaki insanların ihtiyaçlarını karşılamaya çalıştığı bir tür "yeni ataerkillik" biçimi ortaya çıkmıştır. Çoğu modern uzmanlık biçiminin kaynağında gerçekte duyulan ihtiyaçların karşılanması yatmaz; kısmen büyük ölçüde, yeni uzmanlar karşılayacaklarını iddia ettikleri yeni ihtiyaçlar icat etmişlerdir. Uzmanlara bağımlılık bir hayat tarzı haline gelir. Narsisist kişilik bebeksi bağımlılık temelinde bir savunma biçimi olarak ortaya çıktığı için, bu süreç de narsisizmle ilişkilidir. Modern toplumlarda bağımlılık artık yetişkinlik hayatının çoğu ala-nına yayıldığı için, ortaya çıkan güçsüzlük tepkilerine bir reak-siyon olarak narsisizm yoğunlaşır
Sayfa 219·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
Bir karakter bozukluğu olarak narsisizm bireyin benlik ve dış dünyalar arasında geçerli sınırlar oluşturmasını engelleyen bir takıntıdır. Narsisist dış olayları benliğin ihtiyaçları ve arzularıyla sadece "bu benim için ne anlama gelmektedir?" sorusu etrafında ilişkilendirir. Narsisizm sürekli bir kimlik arayışını gerektirir, ancak bu arayış hüsranla sonuçlanır, zira sürekli "ben kimim?" sorusunu sormak, gerçekleştirilebilir bir arayıştan ziyade, narsisist bir zihinsel takıntının ifadesidir. Narsisizm yakın ilişkileri sürdürmek için gerekli"bağlılık"la karşıtlık içindedir; bağlılık, bireyin kendinigerçekleştirme arayışı içinde gerekli olan çoğu deneyimi yaşama fırsatları sınırlar. Narsisist bedeni diğerleriyle duyarlı bir iletişim kurma imkânından ziyade, bir duyusal haz aracı olarak görür. Narsisizmin etkisi altında, yakın ilişkiler kadar toplumsal dünyayla genel bağlantılar da doğası gereği yıkıcı yanlara sahip olma eğilimindedir. Kişinin etkinlik ufukları, sürekli doyum arayışına rağmen ve bu sürekli arayış yüzünden, sıkıcı ve yavan görünür. Aynı zamanda, kendine saygısı veya diğerlerine karşı sorumluluk duygusu kaybolma eğilimindedir
Sayfa 216·Kitabı okudu